"Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık; Allah katında en değerli olanınız O'na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır."(Hucurât Suresi 13. Ayet)

Ahlat, bir kez daha 1071 Ahlat-Malazgirt Zaferi kutlamalarına ev sahipliği yaptı.

Türklere Anadolu’nun kapılarını açan bu Büyük Zafer’in 955. yıldönümü, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Okçular Vakfı tarafından, Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı.

“Han Otağı” ve diğer otantik çadırların obaya kattığı güzellik…

Sergiler, folklor gösterileri, cirit oyunları, konserler, Ahlat Kaymakamlık Korosu, fener alayı, bayrak yürüyüşü, mehter marşları…

Jandarma Genel Komutanlığı Çelik Kanatlar Timi ile Motosikletli Polis Timlerinin nefes kesen gösterileri, …

Bitlis ve ilçeleri için besteleyip seslendirdiği türkülerle tanınan Türk Halk Müziği sanatçısı Gürhan Ötün’ün konser alanını dolduran kalabalığı coşturması…

Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu (TGASDF) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen “Kökbörü Ligi 2026 Final Müsabakası”nda “Ulupamir Şumkar Kökbörü Spor Kulübü’nün şampiyonluğu kazandığı anlar…

“Van Gölü Alan Başkanlığı” kurulmasını isteyen Van Gölü Aktivistlerinin, “Van Gölü kirlenmesin, mavi kalsın” pankartıyla seslerini Cumhurbaşkanımıza duyurmaya çalışmaları… (Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Van Gölü’nün Tatvan kıyılarında dip çamuru temizleme çalışmaları başladı.)

Yakın zamanda yayınlanan Cumhurbaşkanı kararı ile Ahlat Tatvan Güroymak sınırlarındaki Nemrut Kalderası'nın Milli park ilan edilmesi…

Alanı dolduran insanların coşkusu…

Hepsi güzel gelişmeler ve takdir edilecek, alkışlanacak faaliyetlerdi.

Ahlat, Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Devlet Bahçeli’nin yanında devletin zirvesini bir kez daha misafir etti.

Konuşmalarında Türk kamuoyuna, gönül coğrafyamıza ve dünyaya önemli mesajlar veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Ahlat, şehadete ermişlerin, yani şehitlerin, Ahlat, saadete, selamete ermişlerin, yani saitlerin, selimlerin Ahlat, İ'la-yı Kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin, yani gazilerin mekânıdır. Ahlat, Anadolu'da yoğrulan millet ruhunun, hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu orduda fırtına gibi esen Alplerin, Erenlerin, Gazilerin diyarıdır." diyerek, Ahlat’ın Türk-İslâm tarihindeki yerine ve önemine vurgu yaptı.

İki sene önce “Terörsüz Türkiye Süreci”nin startı Ahlat’ta verilmişti. Önemli bir karardı. Mecliste 467 oyla kabul edilen bu karar Türkiye’nin bölgesinde belirleyici güç olacağının, iç cepheyi kuvvetlendirerek önünün açılacağının, elinin güçlenerek bölgedeki mazlumlara ulaşacağının büyük bir işaretidir.

Zalimlerin, kan emici vampirlerin, vahşi kapitalistlerin, insanlıktan nasibini almamış lanetli kavmin uykularını kaçıran bu karar, bin yıllık kardeşliğimizin yeniden hatırlanması ve perçinlenmesi demektir.

Kamu vicdanını ve milli hassasiyetleri dikkate alarak yürütülecek bu süreç ve alınacak kararlar bölgemizde huzur ve güvenin, birlik ve beraberliğin, barış ve kardeşliğin, ekonomik refah ve istikrarın yeniden tesis edileceği anlamına gelmektedir.

Bu karar sadece dışarıdaki düşmanları değil içimizde acıdan, kandan, gözyaşından beslenen kriptoları ve onların mankurtlaştırdığı mahlukları da rahatsız etmiştir.

“İslam tek millet, küfür tek millettir.” Bin yıldır İslam’ın bayraktarlığını yapan millet, Müslüman Türk Milletidir.

Kurduğu devletlerle, himaye ettiği coğrafyayla, kazandığı zaferlerle tarih boyunca büyük ve önder bir millet olduğunu ispatlamıştır.

Tarih göstermiştir ki, Müslüman Türk Milleti ve onun devleti güçlüyse bütün Müslümanlarla beraber dünya mazlumları da rahat etmiş, huzur ve güven içinde yaşamıştır.

Ne zaman ki bu millet gücünü kaybetmiş, işte o zaman Müslüman coğrafyalar sömürgeleştirilmiş, mazlumların gözyaşı sel olup akmıştır.

Son iki asırdır Müslüman Türkün elini çektiği, hâkimiyetini kaybettiği coğrafyalarda yaşananlar ortadadır.

Türkiye haricinde dünyadaki 57 İslâm ülkesinden herhangi birinin düşmesi sadece o ülkenin düşmesidir; ancak Türkiye’nin düşmesinin ümmetin düşmesi anlamına geldiğini bütün İslâm dünyasının yanında İslâm düşmanları da bilir,

Her gün biraz daha güçlenen, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olmaya başlayan Türkiye’nin önünü kesmek için dış düşmanlarla beraber, içerideki kriptolar ve mankurtların da tutum, davranış ve söylemleriyle, provokasyonlarla süreci baltalamak için ellerinden geleni yapacakları aşikârdır.

Ne yaparlarsa yapsınlar başarılı olamayacaklardır. Artık hedef, hedefe giden yol, yolda soluklanacak menziller ve uygulanacak strateji belirlenmiştir. Su akmış ve yolunu bulmuştur. Suyun yolunu değiştirmeye çalışmak, selin karşısına dikilmek beyhude bir çabadan öteye geçemeyecektir.

Kabineyi üçüncü kez Ahlat’ta toplayan Cumhurbaşkanımızın bu yılki en önemli mesajı bana göre şudur: "Şurası muhakkak ki Malazgirt'e giden yol, Ahlat'tan açılmıştır. Anadolu'nun düğümü, Ahlat'ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat'ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyar-ı Rum'u Darül İslâm haline getiren, bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat'ta ortaya çıkmıştır. Önce Malazgirt'e, devamında ebedi yurdumuz Anadolu'ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan o ruh bugün yine buradadır, Allah'a hamdolsun dimdik ayaktadır."

Ben bu mesajdan şunu anlıyorum: Kudüs’ün fethine, dolayısıyla İslâm birliğine giden yolun kilometre taşları büyük bir titizlikle döşenmeye başlanmıştır. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge Süreci, Suriye’deki son gelişmeler, peşinden “Mekke Savunma İttifakı” bunun en büyük göstergesidir.

“Malazgirt mazimiz, Anadolu namusumuz, Türkiye istikbalimizdir. Malazgirt ufkunda haçın gölgesi sönerken hilalin hükmü Anadolu semalarında yükselmiştir.” diyen ve verdiği mesajlarla gündem belirleyen Sayın Bahçeli’nin yürütülen sürecin etkili taraflarından biri olduğunu biliyoruz.

Tarih vatan, millet, devlet, istiklal, bayrak ve ezan söz konusu olduğunda gözünü kırpmadan şehadete yürüyen, vatanını ve bayrağını karşılıksız seven yiğitleri unutmadı/unutmayacaktır.

Gündem belirleyen mesajların Ahlat’tan verilmesi bir tesadüf değil, bilinçli bir tercihtir diye düşünüyorum.

Çünkü Ata yurdu Ahlat, Anadolu’yu aydınlatan ışığın geldiği doğudur.

Ahlat, fethe açılan kapıdır.