Bir kesim, dolu deponun aracı ağırlaştırarak daha fazla yakıt tükettirdiğini savunurken, diğer kesim depo boşken yakıtın daha hızlı tükendiğini öne sürüyor. Ancak yakıt tüketimi yalnızca depo seviyesiyle değil, birçok teknik faktörle birlikte değerlendiriliyor.
Depo Ağırlığının Tüketim Üzerindeki Etkisi
Yakıt deposunun dolu olması, araca yaklaşık 35–40 kilogram ekstra yük bindiriyor. Bu yük, özellikle şehir içi kullanımda yakıt tüketimini sınırlı da olsa artırabiliyor. Yapılan hesaplamalara göre bu artış yüzde 1–2 seviyesinde kalıyor.
Bu oran, kısa mesafeli kullanımda fark edilir olsa da uzun vadede ciddi bir tasarruf ya da kayıp yaratmıyor. Bu nedenle yalnızca ağırlık faktörüne bakarak depo seviyesini belirlemek yeterli olmuyor.
Modern Araçlarda Buharlaşma Sorunu
Eskiden yakıt buharlaşması daha belirgin bir sorunken, günümüzde modern araçlarda bu kayıplar büyük ölçüde önlenmiş durumda. Basınçlı depo kapakları ve sızdırmaz sistemler sayesinde, yakıtın buharlaşarak kaybolması neredeyse yok denecek seviyede bulunuyor.
Bu nedenle “Depo boşken yakıt uçar” düşüncesi, günümüz araçları için büyük ölçüde geçerliliğini yitirmiş durumda.
Düşük Yakıtla Kullanımın Gizli Maliyeti
Sürekli düşük yakıt seviyesinde araç kullanmak, yakıt pompasının sağlığını olumsuz etkiliyor. Pompanın soğutulamaması, erken arızalara yol açabiliyor. Ayrıca depo dibinde biriken tortuların sisteme karışma ihtimali artıyor. Bu durum, ilerleyen dönemde yüksek onarım masrafları doğurabiliyor.




