Elektrik, su, doğalgaz faturalarında beklenen büyük değişiklik açıklandı
Elektrik, su, doğalgaz faturalarında beklenen büyük değişiklik açıklandı
İçeriği Görüntüle

Eşinin hastalık boyutuna ulaşan pintiliği sebebiyle hayatının zindana döndüğünü iddia eden K.L., yasal haklarını aramak üzere soluğu Aile Mahkemesi'nde aldı. Dava dosyasında yer alan birbirinden ilginç şikayetler, evlilik müessesesinde maddi konulardaki kısıtlamaların insan onurunu kıracak boyutlara ulaştığında hukuki olarak nasıl değerlendirileceğini çok açık bir biçimde ortaya koydu.

Temel İhtiyaçlara Kısıtlama: Evde Tek Patates Kalmadan Alışveriş Yasak

Davacı K.L. tarafından mahkemeye sunulan belgelere göre, davalı koca ev içerisindeki her türlü harcamayı adeta bir saplantı haline getirdi. Evin asgari gereksinimlerini karşılamaktan inatla kaçınan koca, eşinin sosyalleşmesini ve masraf çıkmasını engellemek adına eve konuk gelmesini de kesin bir kuralla yasakladı. Mutfak harcamalarını sıfıra indirmek için akıl dışı yöntemlere başvuran adam, erzağın son damlasına kadar tükenmesini bekliyor, dolapta çürümeye yüz tutmuş tek bir sebze dahi kalsa markete gitmiyordu. Kadının ifadelerine göre, gün içinde keyif amaçlı sıcak bir içecek hazırlanması bile evde büyük bir kriz nedeniydi.

Sürekli Hakaret, Evden Kovulma ve Aldatma Paranoyası

Uygulanan ekonomik yaptırımlar zamanla yerini ağır bir psikolojik tahribata bıraktı. Su ve elektrik faturalarının yüksek gelmemesi için eşinin tuvaleti kullanmasına veya karanlıkta lambaları açmasına dahi tahammül edemeyen adam, bu garip sebeplerle genç kadına ağır sözler sarf edip onu acımasızca kapı dışarı ediyordu. Kendi öz bakımını ve hijyenini sağlamaktan aciz olduğu öne sürülen kocanın, eşine yönelik yersiz sadakatsizlik suçlamaları ve paranoyakça şüpheleri ise evlilik bağını tamamen koparan son darbe oldu.

Mağdur Kadının Talepleri ve Emsal Kararın Detayları

Ortada dönülemez bir güven yıkımı olduğunu savunan K.L., kocasından 50 bin lira manevi, 30 bin lira da maddi olmak üzere toplam 80 bin lira tazminat ile her ay 1.500 lira yoksulluk nafakası verilmesini talep etti. Yüksek Mahkeme konumundaki Yargıtay ise bu dosyada çok kritik bir değerlendirme yaptı. Yüksek yargı üyeleri, eşlerden birinin diğerini asgari yaşam koşullarından yoksun bırakacak derecede tutumlu davranmasını, evlilik birliğinin temelden sarsılması için yeterli bir sebep olarak kabul etti. Böylece aşırı cimriliğin tazminat ödemeyi gerektiren ağır bir kusur olduğu yasal olarak tescillendi.

Kaynak: HABER MERKEZİ