Özgür Erdursun'un kaleme aldığı verilere göre, bu yöntem başlangıçta ekonomik ve pratik görünse de, SGK’nın veri madenciliği yöntemleriyle yaptığı tespitler sonucunda "faturası en ağır" finansal risklerden birine dönüşüyor. Sisteme bir kez "şüpheli" kodu düştüğünde, o kişinin tüm emeklilik hayatı tartışmalı hale geliyor.
NEDEN SAHTE SİGORTAYA YÖNELİM VAR?
Vatandaşları bu tehlikeli yola iten sebeplerin başında 2008 yılında yapılan sistem değişikliği geliyor. Eski sistemde SSK üzerinden isteğe bağlı prim ödemek mümkünken, yeni yasayla bu hak kaldırıldı ve isteğe bağlılık sadece Bağ-Kur statüsüne hapsedildi. SSK’lı olmanın emeklilik maaşı ve emeklilik yaşı konusundaki avantajlarını kaybetmek istemeyen, ancak fiilen bir işte çalışmayan bireyler, "dışarıdan prim ödeme" adı altında sahte sigortalılığa yöneliyor. Bu durum, hem devletin prim kaybına uğramasına hem de vatandaşın gelecekteki huzurunun ipotek altına alınmasına neden oluyor.
GERÇEKLİK TESTİ: SGK NEYE BAKIYOR?
Bir sigortalılığın sahte olup olmadığını belirlemek için SGK müfettişlerinin elinde geniş bir kontrol listesi bulunuyor. İş yerinin gerçekten ticari bir faaliyetinin olup olmadığı, fatura kesip kesmediği, stopaj vergisi ödeyip ödemediği gibi detaylar ilk sırada yer alıyor. Ayrıca, kapasitesi 5 kişi olan küçük bir ofiste 50 kişinin sigortalı gösterilmesi gibi absürt durumlar, doğrudan inceleme başlatılması için yeterli sebep sayılıyor. Adreste bulunamayan "tabela şirketleri" ise sadece günlerin silinmesine değil, işletme sahipleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına da yol açıyor.
RİSK ANALİZİ: KISA VADELİ KAZANÇ, ÖMÜR BOYU BORÇ
Sahte sigortalılık sistemi genellikle "Daha az primle, daha yüksek maaş alacaksın" vaadiyle pazarlanıyor. Ancak bu pazarlıkta kaybeden taraf her zaman vatandaş oluyor. Paravan şirketlere ödenen paraların SGK kasasına girip girmediği bile çoğu zaman meçhul kalırken, kişi yıllar sonra emekli olduğunda kapısına gelen borç tebligatı ile sarsılıyor. Geriye dönük maaş iadeleri, bayram ikramiyeleri ve sağlık giderleri üst üste eklendiğinde, ödenen paranın kat kat fazlası devlet tarafından geri alınıyor. Uzmanlar, en güvenli yolun mevcut yasal sınırlar içinde kalmak ve sigorta dökümünde görünen günlerin arkasında mutlaka "gerçek bir emek" olması gerektiğini hatırlatıyor.




