Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, kamuoyunda büyük bir beklenti yaratan bu yeni düzenlemenin sınırlarını çizerek, hangi kesimin hayal kırıklığına uğrayabileceğini net bir dille ifade etti. Özellikle 8 Eylül 1999 sonrasında işe başlayanlar arasında "az primle emeklilik" hayali kuranlar için tablonun pek de iç açıcı olmadığını belirten Karakaş, sistemin çalışma prensiplerine dair önemli ipuçları verdi.
Kısmi Emeklilik Bekleyenlere Kötü Haber
Kademeli emeklilik mücadelesi veren binlerce kişinin en çok merak ettiği konu olan "kısmi emeklilik" seçeneği, Karakaş’ın değerlendirmelerine göre bu yeni pakette yer almayacak. 2000, 2001 veya 2003 gibi yıllarda sigorta girişi olan ancak prim ödeme gün sayısı 3600, 4000 veya 4300 gibi düşük seviyelerde kalan vatandaşların, kademeli emeklilik yasalaşsa bile bu haktan yararlanamayacağı öngörülüyor. Karakaş, yasal düzenlemenin ruhunun "normal emeklilik şartlarını sağlayanlar" üzerine kurulacağını, düşük primle yaştan emekli olma hakkının bu kapsamda değerlendirilmeyeceğinin altını çizdi.
EYT Örneği ve Gelecek Projeksiyonu
Sosyal güvenlik sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesi noktasında prim gününün hayati bir önem taşıdığını hatırlatan uzman, geçmişteki EYT sürecini örnek gösterdi. EYT yasası çıktığında bile kısmi emeklilik bekleyenlerin kapsam dışında kaldığını hatırlatan Karakaş, benzer bir durumun kademeli emeklilik için de geçerli olacağını savundu. 4500 gün primle emekli olmanın, yasa yarın çıksa dahi mümkün görünmediğini ifade eden Karakaş, emeklilik planı yapanların kendilerini "normal emeklilik" şartlarına, yani tam prim ödeme gün sayısına göre hazırlamaları gerektiğini vurguladı. Şu anki mevzuatta 1999-2008 arası girişliler için 25 yıl sigortalılık ve 4500 gün şartı olsa da, kademe düzenlemesinin bu baremleri esnetmesi beklenmiyor.




