Ramazan ayının gelmesiyle yer sofrası yeniden ilgi görüyor. Bitlis’in Ahlat ilçesinde marangoz Hanifi Topal, kavak ve çamdan geleneksel yer sofraları üretiyor.
Ramazan ayının manevi atmosferi, sadece sofraları değil, alışkanlıkları da değiştiriyor. Anadolu’nun köklü geleneklerinden biri olan yer sofrası, özellikle bu dönemde yeniden hatırlanıyor. Bitlis’in Ahlat ilçesinde marangozluk yapan Hanifi Topal da son haftalarda artan taleple birlikte atölyesinde yer sofrası üretimine ağırlık verdi. Kavak ve çam ağacından üretilen ahşap sofralar, hem nostaljik bir hava taşıyor hem de aileleri aynı çatı altında, aynı zeminde buluşturuyor. Topal, eskisi kadar yaygın olmasa da yer sofrasına olan ilginin sürmesinin kendisini mutlu ettiğini söylüyor.

Ramazan Ayında Geleneksel Yer Sofrasına Artan İlgi
Ramazan ayında yer sofrasına artan ilgi, özellikle kalabalık ailelerin bir araya geldiği iftar sofralarında kendini gösteriyor. Yüksek masalar yerine yere kurulan yuvarlak ahşap sofralar, samimiyeti ve paylaşım kültürünü ön plana çıkarıyor. Ahlat’ta üretim yapan Hanifi Topal, bu dönemde farklı çap ve yüksekliklerde yer sofrası talepleri aldığını belirtiyor.
Topal’a göre yer sofrası sadece bir eşya değil, aynı zamanda bir kültürün parçası. Özellikle büyüklerin çocukluk anılarında önemli bir yer tutan bu sofralar, Ramazan’la birlikte yeniden evlere giriyor. İftar vakti yaklaştığında yer minderleri seriliyor, sofralar kuruluyor ve aile bireyleri diz dize oturuyor. Bu tablo, pek çok kişi için geçmişe kısa bir yolculuk anlamı taşıyor.

Ahlat’ta Kavak ve Çamdan El Yapımı Yer Sofraları
Bitlis’in Ahlat ilçesinde kavak ve çam ağacından yapılan el yapımı yer sofraları, dayanıklılığı ve doğal görünümüyle tercih ediliyor. Hanifi Topal, üretim sürecinde özellikle kurutulmuş ve işlenmeye hazır ahşap kullandığını ifade ediyor. Böylece hem uzun ömürlü hem de sağlıklı ürünler ortaya çıkıyor.
Atölyesinde her bir sofrayı özenle şekillendiren Topal, yüzeylerin pürüzsüz olmasına dikkat ediyor. Yuvarlak form verilen tablalar, zımparalama ve cilalama işlemlerinin ardından kullanıma hazır hale geliyor. Çapları değişen modeller sayesinde hem küçük ailelere hem de kalabalık misafir gruplarına hitap eden seçenekler sunuluyor. Gelen talepler doğrultusunda özel ölçü üretim de yapılabiliyor.

Anadolu Kültüründe Yer Sofrasının Yeri
Yer sofrası, Anadolu kültürünün en köklü unsurlarından biri olarak biliniyor. Özellikle kırsal bölgelerde uzun yıllar boyunca temel yemek düzeni bu şekilde kuruldu. Günümüzde modern mobilyalar yaygınlaşmış olsa da yer sofrası geleneği tamamen kaybolmuş değil.
Hanifi Topal, “Şimdi eskiden olduğu kadar olmasa da halen yer sofrasının tercih ediliyor olması memnuniyet verici” diyerek bu geleneğin yaşatılmasının önemine dikkat çekiyor. Ona göre yer sofrası, sadece yemek yenilen bir alan değil; aile içi sohbetin, paylaşımın ve birlikte geçirilen zamanın simgesi.
Ramazan ayıyla birlikte yeniden gündeme gelen yer sofrası, Anadolu’nun kültürel hafızasında canlılığını koruyor. Modern yaşamın hızına rağmen bazı alışkanlıkların direnç gösterdiğini hatırlatıyor. Ahlat’taki küçük bir marangoz atölyesinde üretilen ahşap sofralar da bu direncin açık bir örneği olarak öne çıkıyor.





