Özellikle dış dünyada patlak veren Ortadoğu krizinin enerji maliyetlerini yukarı çekmesi ve küresel enflasyon beklentilerini bozması sebebiyle, ekonomi yönetiminin proaktif davrandığı belirtildi. Bu doğrultuda Merkez Bankası, mart ayının başından bu yana fonlama kanallarında 300 baz puanlık bir ek parasal sıkılaştırma hamlesi gerçekleştirdi. Haftalık vadeli repo operasyonlarını geçici süreyle askıya alan banka, piyasa likiditesini yüzde 40 düzeyindeki gecelik borç verme faizi oranı üzerinden fonlamayı sürdürüyor.
Yıl Sonu Döviz ve Enflasyon Tahminleri Netleşti
Yatırımcıların ajandasında ilk sıralarda yer alan makro veriler hakkında geleceğe yönelik öngörülerini paylaşan kurum, 2026 senesinin kapanışında dolar/TL paritesinin 52 Türk Lirası olacağını iddia etti. Bankanın teknik analizlerine göre, sene sonu tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yüzde 30 bandında gerçekleşirken, politika faiz oranı ise yüzde 37 seviyesine gerileyecek. Raporun kamuoyuna sunulduğu 25 Haziran gününde kurun 46,51 seviyesinde yatay bir grafik çizdiği gözlenirken, mevcut tabloda TL'deki değer kaybının enflasyonun gerisinde kalması, buna karşın faiz getirilerinin enflasyon oranını aşması olumlu bir gelişme olarak yorumlandı.

Döviz Rezervlerinde Yaşanan Sert Dalgalanma ve Toparlanma
Küresel çaptaki jeopolitik risklerin tetiklenmesi neticesinde mart ayından sonra yabancı yatırımcıların TL cinsi enstrümanlardan çıkış yaptığı aktarılan raporda, bilançonun arka planına da yer verildi. TCMB'nin swap işlemleri dışarıda bırakıldığında hesaplanan net döviz rezervlerinin, nisan ayının ilk günlerinde 47 milyar dolarlık ciddi bir erozyona uğradığı tespit edildi. Buna tezat olarak, yurt içinde atılan kararlı adımlar, bölgesel barış beklentilerinin artması ve petrol fiyatlarının makul dengelere oturmasıyla kasaya yeniden 30 milyar dolarlık bir kaynak girişi yaşandı.
Türk Lirası'nın Dolar Karşısındaki Kazanç Tablosu
Garanti Bankası tarafından paylaşılan bu veriler ışığında, 2026 yılı içerisinde Türk Lirası'nın Amerikan Doları karşısında reel olarak yüzde 6,9 oranında prim yapacağı hesaplanmaktadır. Merkez Bankası'nın fonlama maliyetlerine ilişkin tahminler göz önüne alındığında, yerel paranın mevduat sahiplerine yüzde 5,4 oranında bir net reel getiri sağlayacağı öngörülüyor. Raporda, hem reel değerlenme sürecinin hem de enflasyon üzeri faiz avantajının devam etmesinin, Türk Lirası'nı küresel para birimleri karşısında çok daha cazip bir yatırım aracı haline getirdiği aktarıltı.




