Fabrika kapanmaları üretim merkezlerinde yaygın hale geldi. Faaliyetini sürdüren işletmeler ise kapasiteyi minimum seviyelere çekti.
Avrupa’da yaşanan talep daralması ihracatı sert biçimde geriletti. Çin, Bangladeş ve Vietnam gibi ülkelerin düşük fiyatlı ürünleri rekabeti daha da zorlaştırdı. Bu gelişmeler sektörün gelirlerini ciddi ölçüde düşürdü.
Maliyetler Rekabet Gücünü Zayıflattı
Enerji, hammadde ve finansman maliyetlerindeki artış üreticilerin yükünü artırdı. Birçok firma mevcut üretim modeliyle ayakta kalmakta zorlanıyor. Bu nedenle bazı üreticiler farklı ticari alanlara yönelme kararı aldı. Ancak bu geçişler istihdam kaybını durdurmaya yetmedi.
Uzmanlardan Yapısal Kriz Uyarısı
Uzmanlara göre tekstil sektöründeki sorunlar yapısal nitelik taşıyor. Ucuz iş gücü avantajının ortadan kalkması, modernizasyon yatırımlarının gecikmesi ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar krizi derinleştirdi. Mevcut üretim modeli sürdürülebilir bulunmuyor.
Konkordato Sayısı Artıyor
Yaklaşık 300 firmanın konkordato ilan ettiği belirtiliyor. Bu durum yalnızca üreticileri değil, tedarik zincirindeki diğer firmaları da etkiliyor. Zincirleme etki nedeniyle sektör genelinde belirsizlik artmış durumda.
Sektörden Çözüm Çağrısı
İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, konkordato uygulamalarında düzenleme yapılması gerektiğini vurguladı. Teknolojik dönüşüm ve markalaşmaya yatırım yapılmadan sektörün toparlanmasının zor olduğunu ifade etti.




