İzmir’de sattığı gayrimenkulün komisyonunu alamayan bir danışmanın başlattığı hukuki süreç, tüm tüketicileri ve hizmet sağlayıcılarını ilgilendiren genel bir emsal karara dönüştü.

Hizmet sektöründe alacağını tahsil etmekte zorlanan işletmelerin icra takibi ile Tüketici Hakem Heyeti arasında seçim yapma zorunluluğuna dair oluşan karmaşa, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin değerlendirmesiyle son buldu. Mahkeme, icra takibinin ve hakem heyeti başvurusunun birbirini kısıtlayan uygulamalar olmadığını açıkça ilan etti.

Konut 15

İCRADAN SONRA HAKEM HEYETİNE BAŞVURU HAKKI TANINDI

Olayda, 104 bin 250 TL tutarındaki emlak komisyonunu alamayan alacaklı, borçlu aleyhine icra takibi başlattıktan sonra Tüketici Hakem Heyeti'ne gitti. Yerel mahkemenin "aynı konuda icra takibi var" diyerek başvuruyu usulden reddetmesi üzerine Adalet Bakanlığı devreye girdi ve kararı kanun yararına temyiz etti.

Yargıtay incelemesinde, icra takibi ile alacak davası süreçlerinin usulen birbirinden farklı olduğu vurgulandı. İcra takibinin dava niteliği taşımadığı belirtilerek, Hakem Heyeti'ne başvurulmasının önünde yasal bir engel bulunmadığına dikkat çekildi.

149 BİN TL ALTI UYUŞMAZLIKLARI KAPSIYOR

Yüksek Mahkeme, belirlenen yasal sınırlar dâhilindeki (149 bin TL altı) uyuşmazlıklarda vatandaşların ve esnafın her iki hukuki yolu da kullanabileceğini bildirdi. Karara göre:

Kaynak: Haber Merkezi