Son dönemde finans piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, küçük yatırımcıyı karar vermekte zorluyor. Bir yanda rekor kıran altın ve gümüş fiyatları, diğer yanda durağan seyreden konut piyasası bulunuyor. TGRT Haber’de yayınlanan programda değerlendirmelerde bulunan Başaran, özellikle kulaktan dolma tavsiyelerle hareket edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Yatırımın tek bir araca bağlanmasının riskli olduğunu belirten uzman isim, faizlerde olası düşüşün konut sektörünü yeniden canlandırabileceğini ifade etti. Başaran’a göre önümüzdeki dönemde paranın yönü yeniden gayrimenkule dönebilir.
“Zirveden Almak En Büyük Hata”
Altın ve gümüş fiyatlarının kısa sürede büyük artış göstermesinin yatırımcıyı yanılttığını söyleyen Başaran, “Herkes yükselen trene son vagondan binmeye çalışıyor” dedi. Fiyatın tepe yaptığı dönemlerde alım yapmanın çoğu zaman zararla sonuçlandığını vurguladı.
Geleceği Kimse Bilemez
Toplumda fiyat tahmini merakının çok güçlü olduğunu dile getiren uzman, “Altın şu tarihte şu rakam olur demek tamamen tahmindir” ifadelerini kullandı. Küresel gelişmelerin öngörülemez olduğunu, bu nedenle temkinli portföy oluşturulması gerektiğini anlattı.
Sepet Yatırımı Önerisi
Başaran, birikimlerin tek bir enstrümana bağlanmaması gerektiğini belirterek altın, gümüş ve gayrimenkulün dengeli biçimde dağıtılmasını önerdi. Kısa vadeli ihtiyaçları olanların ise yüksek fiyatlardan alım yapmaktan kaçınması gerektiğini söyledi.
“Dolar Yatırım Aracı Değil”
Programda dolarla ilgili de çarpıcı değerlendirmeler yapıldı. Başaran’a göre döviz tutmak son yıllarda reel olarak kayıp yazdı. Enflasyon karşısında doların değer korumadığını, bu nedenle güvenli liman olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Konut Piyasasında Yeni Dalga Beklentisi
Faizlerin düşmesi halinde konut fiyatlarının hızla yükselebileceğini belirten uzman, mevcut dönemin pazarlık için uygun olduğunu söyledi. Talep artmadan doğru lokasyondan alım yapanların kazançlı çıkacağını savundu.
Yurt Dışı Konut Uyarısı
Başaran, son yıllarda moda haline gelen yurt dışından ev alma eğilimine de mesafeli yaklaştı. Demografik risklere dikkat çekerek bilinmeyen bölgelerden mülk almanın ciddi sorunlar doğurabileceğini vurguladı.





