Bu durum, piyasalarda alışılmışın dışında bir sürecin işlediğine işaret etti. Özellikle kısa sürede gelen satışlar, panik mi yoksa geçici bir düzeltme mi sorusunu gündeme taşıdı. Yapılan analizler, bu hareketliliğin arkasında teknik nedenlerin bulunduğunu ortaya koyuyor.
Midas Araştırma tarafından paylaşılan çalışmada, küresel emtia piyasalarını yönlendiren büyük endekslerin yıl başı işlemlerine dikkat çekildi. Bloomberg Commodity Index ve S&P GSCI gibi dev endeksler, her yıl düzenli olarak portföylerini yeniden dengeliyor. Bu süreçte bazı varlıkların ağırlığı azaltılırken bazıları artırılıyor. Altın ve gümüşte yaşanan düşüşün ana nedeni de bu mekanik işlem süreci olarak gösteriliyor.
Satışların kaynağı neye dayanıyor?
Analizlere göre bu düşüşlerin arkasında jeopolitik bir kriz bulunmuyor. Büyük fonların kullandığı otomatik sistemler, yıl başında portföy oranlarını yeniden ayarlıyor. Altın ve gümüş, 2025 yılında güçlü bir performans sergilediği için fonlardaki payları sınırların üzerine çıktı. Bu durum, zorunlu satışları beraberinde getirdi.
Neden bu yıl daha sert hissediliyor?
Kıymetli metallerin geçen yılki hızlı yükselişi, bu yılki dengeleme işlemini daha görünür hale getirdi. Citi verilerine göre yaklaşık 13,6 milyar dolarlık bir satış baskısı oluştu. Özellikle piyasa derinliği daha sınırlı olan gümüşte fiyat hareketleri daha sert yaşanıyor. Bu nedenle dalgalanma altına kıyasla gümüşte daha belirgin hissediliyor.
14 Ocak neden kritik kabul ediliyor?
Dev fonların satışları tek seferde yapmadığı, bu işlemleri beş iş gününe yaydığı belirtiliyor. Sürecin 14 Ocak mesai bitimiyle tamamlanması bekleniyor. Bu tarihe kadar altın ve gümüşte teknik satış baskısının devam edebileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu dönemdeki fiyat hareketlerinin piyasanın gerçek yönünü yansıtmadığına dikkat çekiyor.




