Bitlis’te sosyal dayanışmanın somut örneklerinden biri olan Aşevi Projesi, dezavantajlı vatandaşların hayatına dokunmaya devam ediyor. Bitlis Valiliği koordinasyonunda; Merkez Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Türk Kızılay’ı Bitlis Şubesi ve Bitlis Belediyesi iş birliğiyle yürütülen proje, sosyal devlet anlayışının sahadaki karşılığını oluşturuyor. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ilkesiyle sürdürülen bu hizmet, yalnızca bir yemek desteği değil, aynı zamanda vatandaşın yalnız olmadığını hissettiren güçlü bir sosyal bağ anlamı taşıyor. 2025 yılı boyunca kesintisiz devam eden hizmet, 2026 yılı itibarıyla daha modern koşullarda yeni bir döneme giriyor.

Bitlis’te Aşevi Projesi Sosyal Devlet Anlayışını Güçlendiriyor
Bitlis’te Aşevi Projesi, sosyal yardım hizmetlerinin yerelde nasıl etkili yürütülebileceğini gösteren önemli bir model olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında devletin ve yerel kurumların imkânları, ihtiyaç sahiplerinin sofrasına doğrudan ulaşıyor. Özellikle yaşlı, engelli ve kendi yemeğini hazırlamakta zorlanan vatandaşlar için bu hizmet hayati bir rol üstleniyor. Haftanın altı günü, günde iki öğün sunulan sıcak yemekler, düzenli ve planlı bir sistemle dağıtılıyor.

2025 Yılında 345 Vatandaşa Kesintisiz Sıcak Yemek Desteği
2025 yılı boyunca Bitlis Merkez’de 175, Tatvan’da ise 170 kişi olmak üzere toplam 345 ihtiyaç sahibi Aşevi Projesi’nden faydalandı. Yıl içinde 312 gün boyunca kesintisiz sürdürülen hizmet, özellikle kış aylarında vatandaşların temel gıda ihtiyacını karşılamada önemli bir boşluğu doldurdu. Her gün titizlikle hazırlanan yemekler, hijyen ve gıda güvenliği kurallarına uygun şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Bu süreçte gönüllüler ve kurum çalışanları da sahada aktif rol alarak dayanışma kültürünün güçlenmesine katkı sundu.

Yeni Kızılay Aşevi ile Hizmet Daha Güçlü Devam Edecek
Aşevi Projesi, 2026 yılından itibaren Eren Holding’in destekleriyle hizmete giren yeni Kızılay Aşevi binasında yoluna devam edecek. Modern ve hijyenik yapısıyla dikkat çeken yeni bina, hem kapasite hem de fiziki koşullar açısından önemli bir iyileşme sağlıyor. Bu sayede daha sağlıklı koşullarda yemek üretimi yapılması ve hizmetin uzun vadede sürdürülebilirliği hedefleniyor. Yetkililer, yeni aşevinin yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, gelecekte artabilecek talepleri de karşılayacak şekilde planlandığını ifade ediyor.




