Kurumun 19 Mayıs tarihli değerlendirmesinde, daha önce 2026 yıl sonu için 48 TL olarak açıkladığı dolar/TL tahmini 50 TL seviyesine çıkarıldı. Böylece uluslararası finans çevrelerinde Türk lirasına yönelik beklentiler yeniden gündemin merkezine yerleşti.
Yılbaşından bu yana yükselişini sürdüren dolar kuru, piyasalarda 45,59 TL bandında işlem görmeye devam ediyor. Döviz cephesindeki hareketlilik sürerken, yabancı yatırım kuruluşlarının Türkiye tahminlerinde yaptığı revizyonlar da hız kazandı.

Kur tahminindeki artışın arkasında iki temel neden bulunuyor
HSBC’nin raporunda kur hedefinin yukarı çekilmesine neden olan iki ana ekonomik gelişmeye dikkat çekildi. Bunlardan ilki yükselen enflasyon beklentileri oldu.
Yılın ilk dört ayında kümülatif enflasyonun yüzde 14,6 seviyesine ulaşması, piyasalardaki fiyatlama beklentilerini önemli ölçüde değiştirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kısa süre önce yayımladığı ikinci Enflasyon Raporu’nda yıl sonu tahminini yüzde 18’den yüzde 26’ya yükseltmişti. Merkez Bankası’nın beklenti anketlerinde ise piyasa tahminlerinin yüzde 29 seviyesine kadar çıktığı görüldü.
HSBC’nin kendi analizinde ise 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 26,8 olarak hesaplandı. Banka analistleri, yüksek enflasyonun Türk lirası üzerindeki baskıyı artırdığı görüşünü paylaştı.
Reel değerlenen TL için sürdürülebilirlik uyarısı yapıldı
Raporda öne çıkan ikinci başlık ise reel döviz kuru oldu. Türk lirasının yılbaşından bu yana reel bazda yüzde 7,4 oranında değer kazandığı belirtilirken, bunun yüzde 1,5’lik kısmının yalnızca nisan ayında gerçekleştiği aktarıldı.
Analistler, bu durumun özellikle ihracat tarafında rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti. Sürekli reel değer kazanan TL’nin dış ticaret dengesi açısından uzun vadede sürdürülebilir olmadığı vurgulandı.
14 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen Merkez Bankası sunumundan çıkan mesajların ise kısa vadede mevcut döviz politikasında sert bir değişim beklenmediğine işaret ettiği kaydedildi.
İhracatçılar üzerindeki baskı artıyor
HSBC raporunda, güçlü TL politikasının ihracatçı şirketler üzerindeki maliyet baskısını artırdığına dikkat çekildi. Özellikle küresel pazarlarda fiyat rekabetinin zorlaştığı ve ihracat gelirlerinin kur etkisi nedeniyle zayıfladığı ifade edildi.
Uzmanlara göre yüksek enflasyon, faiz politikaları ve döviz kurundaki baskılanma süreci birlikte değerlendirildiğinde, önümüzdeki dönemde piyasalarda yeni kur güncellemelerinin gündeme gelmesi bekleniyor.





