Askeri elektronik ekipmanlar, uydu haberleşme sistemleri ve füze güdüm teknolojileri tamamen bu metale bağımlı çalışıyor. Çin, stratejik ürünün yurt dışına çıkışını zorlaştıran bir lisans sistemi kurdu. Satış yetkisi yalnızca devletin onayladığı, hacmi yüksek sınırlı sayıdaki şirkete verildi. Bakır üretiminde elzem olan sülfürik asit ihracatına da yine Çin tarafından kota getirildi.
Altı Yıldır Kapanmayan Açık Büyüyor
Fiyatları yukarı iten en büyük fiziksel etken, madenlerden çıkarılan ürünün talebe yetişememesi. Piyasa art arda altıncı yılında da yapısal arz açığı vermeye devam ediyor. Hesaplamalara göre yıllık açık miktarı 46 ile 67 milyon ons arasında şekilleniyor. Arzı artırmak oldukça zor. Dünya genelindeki üretimin yüzde 70'i doğrudan gümüş madenlerinden çıkarılmıyor. İhtiyaç duyulan bu büyük miktar kurşun, bakır ve çinko işlemlerinin yan ürünü şeklinde elde ediliyor. Fiyatlar ne kadar yükselirse yükselsin, ana madenlerin kapasitesi artmadan gümüş akışı hızlandırılamıyor.
ABD'nin Kararı ve Bankaların 100 Dolar Beklentisi
Dışa bağımlılık Washington'da alarm zillerinin çalmasına yol açtı. ABD yönetimi, gümüşü resmi kritik mineraller listesi kapsamına aldı. Ekonomik bütünlük ve savunma güvenliği için ithalata duyulan mecburi ihtiyaç büyük bir risk yaratıyor. Yaşanan bu çift yönlü kıskaç, piyasa yapıcı finans kuruluşlarının raporlarına hızla yansıdı. J.P. Morgan Global, ons fiyatının 81 dolar ortalamasında kalacağını öngörüyor. HSBC Global tarafında ise 2026 yılı ortalama tahmini, tedarik zincirindeki kopmalar sebebiyle 75 dolara revize edildi. Piyasaya dair en iddialı çıkışı Bank of America (BofA) yaptı. Kurum, altındaki yükselişin sağladığı destekle gümüşün kısa sürede 100 dolar bandını test edebileceğini bildirdi.




