Güncel piyasa verilerine göre, içinde kiracı bulunmayan bir daire, halihazırda kiracısı olan emsaline oranla yaklaşık yüzde 10 daha yüksek bir bedelle alıcı buluyor. Alıcılar, mülkü devraldıktan sonra yıllarca sürebilecek tahliye davalarıyla uğraşmak yerine, bu fiyat farkını peşinen ödemeyi bir tür "huzur payı" olarak nitelendiriyor.
YATIRIMCI KİRA GELİRİNDEN NEDEN VAZGEÇİYOR?
Mülk sahiplerinin yıllık kira getirisinden feragat etmesinin arkasında rasyonel bir matematik yatıyor. Bir konutun yıllık kira toplamı, satış esnasında boş olması durumunda kazanacağı yüzde 10'luk değer artışını ancak karşılıyor. Bu durumda ev sahipleri, hem kiracı çıkarma stresiyle uğraşmamak hem de evi her an satışa hazır (likit) tutabilmek için dairelerini boş bırakmayı tercih ediyor. Mevcut kira yasalarının mülkiyet hakları üzerindeki kısıtlayıcı etkisi, yatırımcıyı konutunu kiraya vermek yerine "satış vitrininde" bekletmeye zorluyor. Bu durum, piyasadaki kiralık ev arzını adeta kurutma noktasına getiriyor.

HUKUKİ BELİRSİZLİK PİYASAYI KİLİTLİYOR
Sektör temsilcilerine göre, emlak piyasasındaki en büyük engel yüksek faiz oranlarından ziyade hukuki süreçlerdeki belirsizlik. Eskiden bir avantaj olarak pazarlanan "içinde eski kiracısı var" ifadesi, bugünün piyasasında alıcı için bir risk faktörü ve "sorunlu varlık" göstergesi haline gelmiş durumda. Eğer mülkiyet haklarını koruyan ve tahliye süreçlerini hızlandıran radikal yasal düzenlemeler hayata geçirilmezse, yatırımcıların evlerini boş tutma eğiliminin artarak devam edeceği öngörülüyor.




