Ters piramit yapısına uygun olarak, düzenlemenin temel çerçevesi maaşlardan yapılacak yüzde 25’e kadar kesintilerle başlıyor ve bu kesintilerin SGK’ya prim borcu olan bireyleri kapsayacağı belirtiliyor. Yasa teklifinin onaylanması durumunda, kesintiler emekli maaşlarının yanı sıra dul ve yetim aylığı ile sürekli iş göremezlik geliri üzerinde de uygulanabilecek. Uygulama tarihinin 1 Ocak 2026 olarak belirlenmiş olması, düzenlemenin etkisini hem kısa hem uzun vadede gündeme taşıyor.
Geçmiş dönem borçlarının da değerlendirmeye dahil edilmesi, borç yönetimi açısından yeni bir sürecin başlangıcını işaret ediyor. Bireylerin genel sağlık sigortası prim borçları da kesinti kapsamında değerlendiriliyor ve bu durum geçmişte biriken borçların doğrudan tahsil edilmesine imkân tanıyor. Borcu bulunan bireylerin maaşlarından yapılacak kesintilerin hangi yöntemle gerçekleştirileceği SGK tarafından belirlenecek.
DÜZENLEME KİMLERİ KAPSIYOR?
Yeni yasa teklifinde SGK’dan gelir veya aylık alan bireylerin prim borcu bulunması halinde maaşlarından kesinti yapılacağı açıklanıyor. Bu kapsamda sadece emekliler değil, dul ve yetim aylığı alanlar ile sürekli iş göremezlik geliri alan bireyler de düzenlemenin içinde yer alıyor ve bu kesintilerin prim borcu miktarına göre belirlenmesi öngörülüyor. Uygulama, geniş bir gelir grubunun SGK’ya olan yükümlülüklerini doğrudan etkileyecek nitelikte bulunuyor.
GEÇMİŞ BORÇLAR NEDEN KAPSAMA ALINDI?
Geçmiş dönemlere ait genel sağlık sigortası borçlarının kesinti kapsamına alınması, düzenlemenin önemini artıran başlıklardan birini oluşturuyor. Ayrıca Bağ-Kur’luların geçmişte yanlarında çalıştırdıkları kişiler nedeniyle oluşan borçlar da bu düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Bu yaklaşım, borçların tahsilinin daha sistematik yürütülmesini amaçlıyor.





