Bitlis’in yüksek rakımlı yaylaları ve zengin florasında üretilen bal, uluslararası alanda bir kez daha önemli bir başarıya imza attı. Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen ve çok sayıda ülkenin katılım sağladığı uluslararası bal yarışmasında Bitlis balı, dördüncü kez “Altın Bal” ödülüne layık görüldü.
Türkiye’nin önemli bal üretim merkezlerinden Bitlis’te elde edilen bal, yarışma kapsamında yapılan laboratuvar analizlerinde prolin değeri, nem oranı ve polen sayımı kriterlerinde gösterdiği üstün performansla altın ödül kazandı. Böylece Bitlis balı, uluslararası arenadaki dördüncü büyük ödülünü almış oldu.
Üçüncü kuşak arıcı olduklarını belirten Bitlisli bal üreticisi Serdar Ersan, elde edilen başarının yalnızca bir madalya değil, yıllardır süren emek, sabır ve inancın karşılığı olduğunu söyledi. Çocukluk yıllarından itibaren arıcılıkla iç içe büyüdüğünü vurgulayan Ersan, dedelerinden ve babalarından devraldıkları mesleği aynı heyecan ve sorumlulukla sürdürdüklerini ifade etti.
Alınan ödülün yalnızca üreticilere değil, Bitlis’in doğal zenginliklerine ait olduğunu dile getiren Ersan, “Bu başarının arkasında Bitlis’in yüksek rakımlı yaylaları, eşsiz florası ve doğanın sunduğu benzersiz zenginlikler var. Paris’te kazanılan bu altın madalya aslında Bitlis’in ödülüdür” dedi.
Dünyanın farklı ülkelerinden yüzlerce ürünün yarıştığı prestijli organizasyonda Türkiye’yi ve Bitlis’i temsil etmenin gururunu yaşadıklarını belirten Ersan, elde edilen sonucun Anadolu’nun üretim gücünü ve Türk arıcılığının uluslararası standartlardaki kalitesini bir kez daha ortaya koyduğunu kaydetti.
Ersan, amaçlarının yalnızca bal üretmek değil, aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir kültürü ve mirası yaşatmak olduğunu ifade ederek, kazanılan her ödülün bu mirasın değerini daha da artırdığını söyledi.
Dört kez üst üste uluslararası ödül kazanmanın gurur verici olduğunu vurgulayan Ersan, en önemli başarının ise tüketici güvenini kazanmak ve bunu sürdürmek olduğunu belirtti.
Ersan, Bitlis balının elde ettiği son başarının kentin doğal zenginliklerini ve arıcılık potansiyelini bir kez daha dünya vitrinine taşıdığını, Anadolu’nun kadim topraklarında üretilen değerlerin uluslararası platformlarda karşılık bulmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.