Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimlerin ve savaş kaynaklı sessizliğin piyasaları baskıladığını ifade eden Memiş, bu süreci bir "tufan hazırlığı" olarak tanımlıyor. Sahada ticaretin neredeyse durma noktasına geldiğine dikkat çeken uzman, yatırımcıların bölgeden gelecek haber akışına kilitlendiğini ve önümüzdeki sürecin ya kalıcı bir barış ya da çok daha sert çatışmalarla şekilleneceğini öngörüyor.
Borcu Olanlar ve Düğün Yapacaklar İçin Son Şans
Altın fiyatları üzerinde petrol fiyatlarındaki artışın geçici bir baskı oluşturduğunu belirten Memiş, ons altında 4 bin 500 ile 4 bin 800 dolar aralığındaki beklentisini korumaya devam ediyor. Mevcut durgunluğun aslında bir alım fırsatı sunduğunu dile getiren analist, özellikle altın borcu bulunanların ve düğün arifesinde olanların bu durağan dönemi değerlendirmeleri gerektiğini vurguluyor. Küresel risklerin artmaya devam ettiği bir ortamda, baskılanan fiyatların bir noktadan sonra sert bir yükseliş trendine girebileceği uyarısında bulunuyor.
Bekle-Gör Stratejisi ve Risk Yönetimi
Merkez bankalarının bile geleceğe dair net bir projeksiyon çizmekte zorlandığı bu dönemde, bireysel yatırımcıların temkinli hareket etmesi gerektiğini savunan Memiş, "bekle-gör" stratejisinin önemine değiniyor. Ancak bu stratejinin pasif kalmak anlamına gelmediğini, uygun fiyat seviyeleri yakalandığında harekete geçilmesinin uzun vadeli kazanç için şart olduğunu belirtiyor. Özellikle TL bazında baskılanan kurun, altın fiyatları üzerinde yarattığı bu "fırsat penceresinin" sonsuza dek açık kalmayacağının altını çiziyor.





