Bitlisli müzik öğretmeni ve besteci Veysel Sulukaya, kentin tarihi ve kültürel mirasından ilham alarak “Bitlis Peşrevi” adlı yeni bir eser besteledi. Bitlis’in geçmişten günümüze taşıdığı kültürel değerleri müzik yoluyla anlatmayı amaçlayan eser, kentin tarihine ve şehir hafızasına farklı bir sanat diliyle dikkat çekiyor.

BİTLİS’İN TARİHİ EZGİLERE YANSIDI

Bitlis’in tarihi yapıları, kültürel dokusu ve geleneklerinden ilham alan Sulukaya, kentin kendine özgü kimliğini peşrev formunda ifade etmeyi amaçladı. Türk musikisinin köklü formlarından biri olan peşrev üzerinden hazırlanan eserle, Bitlis’in geçmişi ile bugünü ve geleceği arasında müzikal bir bağ kurulması hedefleniyor.

Eserin ortaya çıkış sürecini anlatan Veysel Sulukaya, Bitlis’in kendisi için yalnızca doğup büyüdüğü bir şehir olmadığını belirterek, kentin güçlü bir kültürel hafızaya sahip olduğunu söyledi.

Sulukaya, “Bitlis’in sokaklarında, taş yapılarında, tarihi eserlerinde ve insanların yaşattığı geleneklerde geçmişten günümüze uzanan büyük bir hikâye var. Ben de bu hikâyeyi kelimelerle değil, melodilerle anlatmak istedim” dedi.

“BİR ŞEHRİN TARİHİ EZGİLERDE DE YAŞAR”

Peşrev formunun Türk musikisindeki köklü geçmişi nedeniyle bu formu tercih ettiğini ifade eden Sulukaya, eserin Bitlis’in müzikal kimliğine katkı sunmasını istediğini dile getirdi.

Bir şehrin tarihinin yalnızca kitaplarda ve tarihi yapılarda değil, müzik aracılığıyla da yaşatılabileceğini belirten Sulukaya, “Bir şehrin tarihi sadece kitaplarda, belgelerde veya taş yapılarda yaşamaz. Bazen bir ezgide, bir makamda, bir melodide de yaşar. Ben bu eserle Bitlis’in geçmişten geleceğe uzanan hikâyesini müzik yoluyla anlatmaya çalıştım” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 08 09 At 15.45.33

“BİTLİS ADINA ÖZEL BİR PEŞREV OLMASINI İSTEDİM”

Beste hazırlık sürecinde Bitlis’i konu alan eserler ile peşrev formundaki çalışmaları incelediğini aktaran Sulukaya, yaptığı araştırmalarda Bitlis’i doğrudan konu alan ve “Bitlis Peşrevi” adıyla bilinen bir esere rastlamadığını ifade etti.

Sulukaya, “Bu çalışmayı hazırlarken Bitlis adına yazılmış eserleri ve özellikle peşrev formundaki çalışmaları inceledim. Ulaşabildiğim kaynaklarda Bitlis’i doğrudan konu alan böyle bir peşreve rastlamadım. Bu nedenle ortaya çıkan eserin Bitlis’in müzik tarihinde kendine özgü bir yer edinmesini arzu ediyorum” ifadelerini kullandı.

GELECEK KUŞAKLARA MÜZİKAL MİRAS

“Bitlis Peşrevi”ni yalnızca bir beste olarak değerlendirmediğini belirten Sulukaya, eserin gelecek kuşaklara aktarılabilecek kültürel bir miras niteliği taşımasını istediğini söyledi.

Sulukaya, “Ben bu eseri yalnızca bir beste olarak görmüyorum. Bitlis’in geçmişinden aldığım ilhamı bugünün insanlarına ve geleceğin nesillerine ulaştıracak bir müzikal anlatı olarak düşünüyorum. Bugün dinleyen bir insanın Bitlis’i hissetmesini, yıllar sonra dinleyecek gençlerin ise kendi şehirlerinin tarihine müzik üzerinden bakabilmesini istiyorum” dedi.

“BİTLİS’İN SESİ GELECEĞE TAŞINMALI”

Bitlis’in kültürel değerlerinin sanatın farklı alanlarında daha fazla işlenmesi gerektiğini vurgulayan Sulukaya, özellikle gençlerin kentin kültürel mirasına sahip çıkmasının önemine dikkat çekti.

Kültürün yaşatılması için yeni eserlerin ortaya konulması gerektiğini belirten Sulukaya, “Bir şehrin kültürü yaşatılmak isteniyorsa onu sadece geçmişte bırakmamak gerekiyor. Yeni eserler üretmek, yeni yorumlar ortaya koymak ve gençlere aktarmak gerekiyor. Benim en büyük temennim, Bitlis adına bundan sonra daha çok beste yapılması ve şehrimizin kültürel zenginliğinin farklı sanat dallarında anlatılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Bitlis'te tedavi edilen leylekler yeniden doğaya salındı
Bitlis'te tedavi edilen leylekler yeniden doğaya salındı
İçeriği Görüntüle

Veysel Sulukaya’nın bestelediği “Bitlis Peşrevi”, Bitlis’in tarihi, kültürü ve şehir hafızasını ezgiler aracılığıyla geleceğe taşıma amacıyla hazırlanan bir çalışma olarak dikkat çekiyor. Eser, kentin geçmişten geleceğe uzanan hikâyesini müziğin diliyle anlatmayı hedefliyor.

Muhabir: Berfin Sidar AŞİT