Jeopolitik gelişmeler yatırımcı davranışlarını yeniden şekillendiriyor. Selçuk Geçer’e göre fiyatlar klasik piyasa reflekslerinin dışına çıkmış durumda. Risk algısı, altının yönünü belirleyen ana unsur haline geliyor.
Piyasalarda kısa vadeli dalgalanmalar sınırlı kalsa da, küresel başlıklar etkisini koruyor. Altın fiyatları, güvenli liman talebinin yeniden güçlendiğine işaret ediyor. Değerli metallerdeki eş zamanlı hareketler yakından izleniyor. Bu tablo, piyasalardaki genel stres seviyesine dair ipuçları sunuyor. Gündemdeki başlıklar fiyatlamaların temelini oluşturuyor.
Merkez Bankalarının Tercihi Değişiyor mu?
Dünya genelinde merkez bankalarının rezerv politikalarında değişim dikkat çekiyor. Dövizden altına yönelim hız kazanıyor. Birçok ülke rezerv yapısını yeniden düzenliyor. ABD merkezli finansal sisteme bağımlılığı azaltma eğilimi öne çıkıyor. Bu durum altın talebini yapısal olarak destekliyor. Rezerv tercihlerindeki bu değişim piyasalar tarafından izleniyor.
Kritik Eşikler Nasıl Okunuyor?
4.500 dolar seviyesi risklerin ilk fiyatlandığı alan olarak görülüyor. 5.500 dolar seviyesi yeni denge noktası olarak değerlendiriliyor. 10.000 dolar ise küresel çatışmaların derinleşmesi halinde konuşulan uç senaryo olarak ifade ediliyor. Bu seviyeler piyasa beklentilerinde referans noktası oluşturuyor. Altın fiyatlarının bu çerçevede izlenmesi gerektiği vurgulanıyor.





