Sosyal güvenlik politikaları analisti Özgür Erdursun, Dünya Gazetesi'ndeki analiz yazısında çalışan kesimi ve emeklileri bekleyen güncel makroekonomik verileri yorumladı. Erdursun, kira, gıda ve enerji giderlerindeki fahiş artışlar karşısında nominal maaş büyümesinden ziyade reel satın alma gücünün korunması gerektiğinin altını çizdi.
Çalışanların ve emeklilerin umutla beklediği ekstra refah payı takviyesi, seyyanen artış adımları veya intibak yasası gibi ilave reformların bu dönemde uygulanmayacağı kesinleşti. Güncel bütçe planlamasında ek bir düzenleme ihtimalinin bulunmadığını belirten uzman isim, ilave sosyal desteklerin gündeme gelebilmesi adına 2027 yılını işaret etti. Türkiye'nin seçim dönemine girmesiyle birlikte, geçmiş yıllardaki popülist politikalara benzer şekilde 2027 senesinde ekstra refah payı ve sosyal yardım paketlerinin yeniden yasama organının masasına gelebileceği öngörülüyor.

Maaş Katsayıları ve Güncel Tazminat Tavanı
Yasal mevzuatlar çerçevesinde 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli kılınan yeni oranlara göre, SSK ve Bağ-Kur kapsamındaki emekli aylıklarına yüzde 17,76 oranında artış yansıtıldı. Memur maaşları ile memur emeklilerinin aylık gelir kalemleri ise toplu sözleşme hükümleri uyarınca yüzde 13,52 oranında yukarı yönlü güncellendi.
Hazırlanan kanun teklifine göre en düşük emekli aylığı alt sınırı 23 bin 552 liraya çıkarılacak. Kök maaşları bu limitin altında kalan emeklilerin hak edişleri mecburi olarak 23 bin 552 liraya tamamlanırken, kök aylığı yüksek olanlar yüzde 17,76'lık zammı kendi çıplak maaşları üzerinden tahsil edecek.
Diğer taraftan, memur maaşlarındaki yüzde 13,52'lik katsayı artışı kıdem tazminatını da etkiledi. 64 bin 948 lira olarak uygulanan en yüksek kıdem tazminatı tavan miktarı, 73 bin 729 lira seviyesine fırladı. Belirlenen bu yeni tazminat üst sınırı 31 Aralık 2026 tarihine kadar bağlayıcı olacak.




