Mevcut 28 bin liralık asgari ücretin, hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon karşısında eridiğini vurgulayan Karakaş, özel sektördeki işçilerin yaşadığı geçim sıkıntısının artık sürdürülebilir olmadığını belirtti. Karakaş’ın analizlerindeki en can alıcı nokta, aynı iş kollarında veya benzer görevlerde çalışan kişiler arasında oluşan devasa gelir eşitsizliği oldu.
"Eşit İşe Farklı Ücret" Vurgusu
Karakaş, özel sektör çalışanlarının 28 bin lira ile ay sonunu getirmeye çalışırken, kamuda çalışanların bu rakamın katbekat fazlasını aldığına dikkat çekerek, bu durumun çalışma barışını zedelediğini savundu. "Özel sektördeki emekçi de bu ülkenin evladı" diyen Karakaş, kamu ve özel sektör arasındaki maaş makasının açılmasının toplumsal vicdanda bir karşılığı olduğunu vurguladı. Uzmana göre, asgari ücrete ara zam yapılması sadece ekonomik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda temel bir adalet meselesi. Mevcut tablonun, özel sektörde çalışan milyonlarca insan için adil bir yaşam sunmaktan uzak olduğu görüşü, uzmanlar tarafından sıkça dile getiriliyor.
Manevra Alanı Var Ama İrade Bekleniyor
Konuyla ilgili yasal bir engel bulunmadığını hatırlatan İsa Karakaş, hükümetin dilediği an Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu toplayarak karar alabileceğini belirtti. Karakaş, zam yapmanın önünde hiçbir hukuki bariyer olmadığını, tek eksik parçanın siyasi irade olduğunu ifade etti. Ancak şu an için Ankara’dan gelen haberler, bu konuda henüz resmi bir hazırlığın başlamadığı yönünde. İşçilerin beklentisi yüksek olsa da, ekonomi yönetiminin şu anki ajandasında asgari ücret düzenlemesi öncelikli bir madde olarak görünmüyor.




