Kurumun saygınlığını ve iş dünyasıyla olan ilişkilerini zedelemeye çalışan dolandırıcılar, akılalmaz bir yöntemle sahneye çıktı. Konuyla ilgili resmi bir açıklama yayınlayan TOKİ, yaşanan sahtekarlık olayının detaylarını paylaşarak tehlikenin boyutlarına dikkat çekti.
Afet Bölgeleri Bahanesiyle İstenen Paralar
Sistemin işleyiş biçimi, dolandırıcıların insan psikolojisini nasıl kullandığını gözler önüne seriyor. İdareye ulaşan şikayetler ve ihbarlar sonucunda, birtakım kişilerin TOKİ yöneticilerinin unvanlarını ve isimlerini kopyalayarak sektörel firmalarla temasa geçtiği tespit edildi. Hedef kitle olarak ise rastgele vatandaşlar değil, doğrudan kurumla çalışan inşaat yüklenicileri ve danışmanlık hizmeti veren müşavir firmalar seçildi.
Şebeke, aradığı firma yetkililerine tamamen kurgusal bir hikaye sunuyor. Afet bölgelerinde zor şartlar altında yaşayan vatandaşlar için özel bir yardım kampanyası düzenlendiğini iddia eden şüpheliler, "TOKİ yönetimi adına" diyerek firmalardan yüklü miktarlarda para koparmaya çalışıyor. Toplumsal dayanışma duygularının en yüksek olduğu afet konularını seçmeleri, tuzağın inandırıcılığını artırmak için bilerek kurgulanmış bir strateji.

Hukuki Mücadele Düğmesine Basıldı
Olayın patlak vermesinin hemen ardından TOKİ yetkilileri duruma sert bir dille müdahale etti. Yapılan yazılı bilgilendirmede, kurumda görev yapan hiçbir yöneticinin veya personelin, yüklenici firmalardan bağış veya yardım adı altında bir talebinin olamayacağı kesin bir dille ifade edildi. Devletin resmi kurumlarının bu tür yardımları kayıt dışı yollarla, telefon aramalarıyla yapmayacağı gerçeği kamuoyuna bir kez daha hatırlatıldı.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, sadece uyarılarda bulunmakla kalmayıp konuyu yargıya taşıdığını da açıkladı. Açıklamada, tamamen şahsi menfaat elde etme gayesi taşıyan bu sahtekarlara hiçbir koşulda itibar edilmemesi gerektiği belirtildi. Devletin adını kirletmeye ve hayırseverlik duygularını sömürmeye çalışan bu kişiler hakkında derhal yasal işlem başlatılacağı kamuoyuna ilan edildi.





