Saldırıların sorumluluğu Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon tarafından Yemen’deki Husilere atfedildi. Koalisyon sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Riyad bölgesine yönelen iki İHA’nın hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini açıkladı. Hamis Muşayt’a doğru gönderilen balistik füzelerin de hedeflerine ulaşmadan engellendiği bildirildi.
Sivil Savunma birimleri ise saldırı girişimleriyle bağlantılı güvenlik tedbirleri kapsamında Cazan, Abha ve Hamis Muşayt için vatandaşlara bildirim gönderdi. Uyarılarda halktan resmi makamların talimatlarını takip etmesi ve acil durum prosedürlerine uygun hareket etmesi istendi. Daha sonra ilgili bölgelerdeki tehlike uyarılarının sona erdiği duyuruldu.
HUSİLER SUUDİ ARABİSTAN’A NEDEN SALDIRIYOR?
Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve İHA saldırıları, bölgedeki çatışmaların yeniden yoğunlaşmasıyla birlikte son haftalarda artış gösterdi. Suudi makamları daha önce de Riyad ve ülkenin farklı kentlerine yönelik saldırı girişimlerinin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini duyurdu. 19 Eylül’de Riyad’a yönelen bir balistik füzenin önlendiği açıklanmıştı.
Saldırıların hedefleri arasında başkent Riyad’ın yanı sıra Suudi Arabistan’ın güneyindeki kentler de bulunuyor. Eylül ayı içinde Abha, Hamis Muşayt ve Cazan gibi bölgelerde füze ve İHA saldırıları nedeniyle alarm durumları yaşandığı bildirildi. Bu bölgeler Yemen sınırına görece yakın konumları nedeniyle güvenlik gelişmelerinin doğrudan etkilediği merkezler arasında yer alıyor.
SON SALDIRIDA KAÇ FÜZE VE İHA KULLANILDI?
26 Eylül’de yapılan açıklamalara göre Riyad bölgesine iki İHA gönderildi. Bu araçların hava savunma sistemlerince engellenerek imha edildiği belirtildi. Hamis Muşayt yönünde ise iki balistik füzenin kullanıldığı ve bunların da önlendiği bildirildi. Saldırı girişimlerinin ardından can kaybı veya ciddi maddi hasar meydana geldiğine ilişkin doğrulanmış bir açıklama yapılmadı.
Saldırıların ardından yalnızca hedef alınan noktalar değil, çevredeki bazı yerleşimler de güvenlik uyarılarının kapsamına girdi. Cazan’ın ardından Abha ve Hamis Muşayt için yayımlanan bildirimlerde vatandaşların yetkili makamların yönlendirmelerini takip etmesi istendi. Uyarıların kaldırılması, o aşamadaki doğrudan tehlikenin sona erdiğine işaret etti.
TÜRKİYE, SUUDİ ARABİSTAN VE PAKİSTAN NE YAPACAK?
Saldırıların yaşandığı dönemde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan dışişleri bakanları Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında New York’ta toplantı gerçekleştirdi. Üçlü görüşmede Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar kınanırken, genelkurmay başkanlarının acil toplantı yapmasına ilişkin hazırlıklar da ele alındı.
Mekke Anlaşması, 7 Ağustos 2026’da üç ülke tarafından imzalandı ve herhangi bir üyeye yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelik saldırı kabul edilmesini öngören bir ortak savunma çerçevesi oluşturdu. Anlaşmanın ardından İstanbul’da stratejik siyasi ve savunma komitesi toplantısı da gerçekleştirilmişti.
Suudi Arabistan’daki son alarmın ardından gözler, üç ülkenin askeri makamları arasında yapılması planlanan görüşmelere çevrildi. Bununla birlikte açıklanan bilgiler, toplantının Suudi Arabistan’a verilebilecek destek yöntemlerinin değerlendirilmesi amacı taşıdığını gösteriyor; toplantının sonucuna ilişkin henüz kesinleşmiş bir karar duyurulmuş değil.




