Geçmiş yıllardaki yüksek oranlı farkların aksine önümüzdeki dönemde daha makul bir oran aralığı beklendiğini belirten Ete, kıdem tazminatı tavanının da hesaba katılması gerektiğini vurguladı.
Emeklilik sürecinde sadece güncelleme katsayısına odaklanılmaması, bütüncül bir finansal hesaplama yapılması gerektiği ifade ediliyor.
DİLEKÇE TARİHİ MAAŞLARI NASIL ETKİLİYOR?
Emekli aylıklarının hesaplanmasında çalışma dönemi boyunca ödenen primlerin güncelleme katsayısıyla güncellendiğini belirten Dilek Ete, bu katsayının bir önceki yılın TÜFE oranı ve gayri safi yurt içi hasıla büyümesiyle belirlendiğini hatırlattı. Yıl bitmeden dilekçe verenlerin o yıl içindeki enflasyon farklarını alarak emekli olduğunu aktaran Ete, 2026 yılı sonundaki enflasyon beklentisinin mevcut oranların altında kalması durumunda, dilekçeyi 2026 yılı içinde vermenin daha avantajlı bir sonuç doğuracağını belirtti.

KIDEM TAZMİNATI TAVANI DA HESABA KATILMALI
Uzun yıllardır aynı işyerinde çalışan SSK ve Bağ-Kur mensuplarının sadece maaş katsayısına kilitlenmemesi gerektiğini ifade eden Ete, her yıl yükselen kıdem tazminatı tavanına dikkat çekti. Maaştaki küçük bir oran farkını kurtarmaya çalışırken toplu kıdem tazminatındaki artıştan vazgeçmenin rasyonel olmayabileceğini kaydeden uzman isim, 5434 sayılı kanuna tabi devlet memurlarının ise bu kısıtlamaların dışında tutulduğunu dile getirdi.




