İstihdam hayatında uzun yıllar emek veren vatandaşların yasal güvenceleri, kanun koyucunun belirlediği yasal takvimlere göre koruma altına alınıyor. Sosyal güvenlik mevzuatında milat kabul edilen bazı kritik dönemeçler, işçilerin lehine veya aleyhine sonuçlar doğurabiliyor. Tazminat hakkının doğup doğmadığına ilişkin yürütülen teknik analizler, çalışma yılı ve ödenen primlerin kombinasyonuna göre netlik kazanıyor.
SİGORTA BAŞLANGICI NEDEN BELİRLEYİCİ
İş sözleşmesini feshederek yasal tazminatını talep etmek isteyen personelin önündeki en büyük yol ayrımını ilk işe giriş tarihi oluşturuyor. Toplumda yerleşik bir kural olarak kabul edilen belirli hizmet sürelerinin aslında her dönemi kapsamadığı bildirildi. Sosyal güvenlik otoriteleri, yasal hak arayışına girmeden önce mutlaka hizmet dökümündeki ilk tescil tarihinin kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor.
KADEMA SİSTEMİ VE DEĞİŞEN GÜN SAYILARI
8 Eylül 1999 tarihi ve öncesinde iş hayatına adım atanlar için 15 yıllık zaman zarfı ve 3.600 günlük prim ödemesi tazminat için kafi görülüyor. Bu tarihten sonra yani 1999 ile 2008 yılları arasında işe başlayanlarda ise yükümlülükler ağırlaşıyor. Bu gruptakilerin ya 7.000 gün primi tek başına biriktirmesi ya da 25 yıllık sigortalılık süresinin yanına 4.500 gün eklemesi zorunlu kılınıyor. Kriterlerin karşılanması halinde işverene yasal ayrılma bildirimi sunulabiliyor.
2008 YILINDAKİ BİR GÜNLÜK FARKIN ETKİSİ
Yasal düzenlemelerdeki en radikal değişimlerden biri 2008 yılının nisan ve mayıs ayları geçişinde yaşanıyor. 30 Nisan 2008'de sisteme kaydolan bir işçiden 25 yıl sigortalılık süresi istenirken, 1 Mayıs 2008 ve sonrasında işe başlayanlar bu uzun süreli bekleme zorunluluğundan muaf tutuluyor. Yeni dönemde 4.600 prim gününden başlayan barem, takip eden yıllarda kademeli olarak artış göstererek 5.400 prim gününe kadar ulaşıyor.
YARGITAY'IN TAZMİNAT HAKKI SINIRLAMASI
Yüksek mahkemelerin benzer davalara ilişkin verdiği kararlar, yasal hakların suistimal edilmesini önleyecek nitelikte şekilleniyor. Yaş haricindeki emeklilik koşullarını yerine getirerek işten ayrılma ve tazminat alma hakkı, Yargıtay kararlarına göre aynı hukuki gerekçeyle sadece tek bir seferle sınırlandırılmış bulunuyor. Ancak ilgili çalışan ileride yaş sınırını da tamamen bitirip resmi olarak emekli unvanı aldığında, mevcut yerinde en az bir yıl çalışmış olmak kaydıyla yeniden hak sahibi olabiliyor.