Iğdır'da, Anadolu Selçuklu döneminde 12. ve 13. yüzyıllarda inşa edilen, Ağrı Dağı eteklerinde yer alan Ejder Kervansarayı, yüzyılların izlerini günümüze taşıyan tarihi dokusuyla dikkat çekiyor.

Erzurum Sağlık Müdürlüğü'nde bayrak değişimi: Bedir görevi Meral'e devretti
Erzurum Sağlık Müdürlüğü'nde bayrak değişimi: Bedir görevi Meral'e devretti
İçeriği Görüntüle

Iğdır'da, Anadolu Selçuklu döneminden günümüze ulaşan önemli tarihi yapılardan Ejder Kervansarayı, görkemli mimarisi ve asırlık geçmişiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Harmandöven Kervansarayı olarak da bilinen tarihi yapı, Iğdır merkeze yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Harmandöven köyü sınırlarında, Ağrı Dağı'nın eteklerinde yer alıyor. 13. yüzyılda Sürmeli Emiri Şerafeddin Ejder Bey tarafından yaptırıldığı belirtilen kervansaray, tarihi İpek Yolu güzergahındaki önemli konaklama noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Geçmişte Batum-Tebriz ticaret hattı üzerinde seyahat eden tüccar ve kervanların konakladığı yapılardan biri olan Ejder Kervansarayı, günümüzde ise tarihi ve kültürel dokusuyla bölge turizmine katkı sağlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ziyaretçilerini ağırlayan kervansaray, özellikle taş işçiliği, anıtsal yapısı ve giriş kapısındaki geometrik süslemeleriyle dikkat çekiyor. Ağrı Dağı manzarası eşliğinde ziyaretçilerini karşılayan tarihi yapı; fotoğraf tutkunları, tarih meraklıları ve kültür turizmine ilgi duyanların uğrak noktaları arasında yer alıyor. Asırlardır ayakta kalan Ejder Kervansarayı, geçmişte İpek Yolu üzerindeki hareketliliğe tanıklık eden tarihi dokusuyla, Iğdır'ın önemli kültürel mirasları arasında varlığını sürdürüyor. Kervansaray ile ilgili bilgi veren Emekli öğretim görevlisi Arslantürk Akyıldız, Tarihi Kervansaray'ın Doğu ile batı arasında devam eden ana kervan yollarına bağlanan tarihi güzergah olduğunu söyleyerek, ' Iğdır'a yaklaşık 30-35 kilometre mesafede bulunan Karakale bölgesinde, günümüzde kervansarayın çevresindeki bazı yapıların yıkık olması nedeniyle, buradan geçen kervanlar bu kervansaraya uğrardı. Kervanlar, buradan Taşlıçay üzerinden geçerek ana kervan yoluna bağlanırdı. Dolayısıyla Erivan bölgesine gelen, doğudan gelen kervanların taşıdığı mallar, Karakale üzerinden Ejder Kervansarayı'nın bulunduğu bu mekâna getirilirdi. Burada belli bir süre, yaklaşık 2-3 gün dinlendikten ve ihtiyaçlarını giderdikten sonra kervanlar buradan hareket ederek güney istikametine yönelir, ana kervan yoluna bağlanırdı. Böylece Erzurum, Kayseri, Ankara, İstanbul ve Avrupa'ya doğru uzanan ana kervan güzergâhına ulaşılırdı. Bu kervansaray, bölgenin iktisadi kalkınmasına çok önemli katkılarda bulunmuştur. Bölgede üretilen malların burada kervanlar tarafından satın alınması, bölgenin ihtiyacı olan iktisadi ürünlerin veya diğer ihtiyaç maddelerinin burada satılması, bölgedeki ticari hayatın ciddi anlamda canlanmasına hizmet etmiştir. Bölge gerçekten tarih boyunca önemli olmuştur. Doğu ile batı arasında, Türklerin Anadolu'ya giriş kapısı olarak biliniyor. Yerleşim yerleri genel itibarıyla Iğdır Ovası'nda yoğunlaşmıştır. Merkezde ise yerleşim daha azdır. Tuzluca Dağları'ndan Aralık'ın üst bölgelerine doğru, korunması daha müsait ve sulak bölgelere rağbet edilmiştir. O yıllarda taban suyunun yüksek olması nedeniyle Iğdır'da sivrisinekten kaynaklanan sıtma hastalığının yaygın olduğu bilinmektedir. Bu nedenle yerleşimlerin genel itibarıyla daha uygun ve yüksek bölgelere doğru kaydığı görülmektedir. İddia ediyorum, bugün Anadolu'da gerçekleştirilen restorasyonlar içerisinde Iğdır Ejder Kervansarayı, aslına en uygun şekilde tadilata alınan yapılardan biridir. Başarılı bir örneği de bugün karşımızda durmaktadır' dedi.

Kaynak: İHA