Bu tarihle birlikte, konut, arsa veya dükkan alan vatandaşların satış bedelini satıcının eline nakit olarak vermesi veya doğrudan şahsi hesabına havale etmesi dönemi tamamen kapanıyor. Bakanlık, bu hamleyle tapu dairelerinin çevresinde kümelenen dolandırıcılık şebekelerine darbe vurmayı ve kayıt dışı para trafiğini tamamen kontrol altına almayı hedefliyor.
DOLANDIRICILIK RİSKİNE KARŞI DİJİTAL KALKAN
Sistemin çalışma prensibi, hem alıcıyı hem de satıcıyı koruyan bir "elektronik emanet" mantığına dayanıyor. Yeni düzenleme yürürlüğe girdiğinde, alıcı taraf anlaşılan satış bedelini doğrudan satıcıya göndermek yerine, devlet denetimindeki güvenli bir elektronik havuz hesabına aktaracak. Tapu dairesindeki resmi memur huzurunda imzalar atılıp mülkiyet el değiştirdiği anda, sistem otomatik olarak devreye girerek havuzda bloke edilen parayı satıcının hesabına transfer edecek. Bu sayede, "parayı gönderdim ama tapuyu vermedi" ya da "tapuyu devrettim ama para hesabıma geçmedi" gibi mağduriyetlerin yaşanma ihtimali teknik olarak sıfıra indirilmiş olacak.
KAYIT DIŞI EKONOMİYLE ŞEFFAF MÜCADELE
Ticaret Bakanlığı'nın bu kararlı adımı, sadece bireysel güvenliği sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ülke ekonomisindeki şeffaflığı da artırıyor. Gayrimenkul satışlarında vergi kaçırmak amacıyla bedelin düşük gösterilmesi veya elden nakit ödeme yapılarak paranın izinin kaybettirilmesi gibi yöntemler bu dijital altyapı sayesinde büyük oranda engellenecek. Bankacılık sistemi üzerinden geçmesi zorunlu kılınan her kuruş, devletin denetim ağında yer alacağı için vergi kayıpları asgari düzeye inecek. 1 Temmuz 2026'ya kadar olan süreçte bankalar ve tapu müdürlükleri arasındaki teknik entegrasyonun tamamlanması beklenirken, uzmanlar vatandaşları yeni döneme hazırlıklı olmaları konusunda uyarıyor.