Teklif, eski araçların yerli üretim modellerle değiştirilmesini hedefliyor. Düzenleme kapsamında hurda teşviki ve ÖTV muafiyeti başlıkları öne çıkıyor. Teklifin 2026 yılında yasalaşması halinde önemli ekonomik sonuçlar doğurması bekleniyor. Çalışma, hem vatandaşları hem de otomotiv sektörünü yakından ilgilendiriyor.
Kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İsmail Özdemir, düzenlemenin temel hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Teklifin, trafik güvenliğini artırmayı ve çevreci araç kullanımını yaygınlaştırmayı amaçladığı ifade edildi. Aynı zamanda yerli üretimin teşvik edilmesiyle ekonomik katkı sağlanması hedefleniyor. Özdemir, bazı kamu kurumlarının teklife olumlu yaklaştığını belirtti.
ÖTV muafiyeti tartışmaları
Teklif kapsamında öngörülen ÖTV teşviki, kamuoyunda vergi kaybı tartışmalarını beraberinde getirdi. Ancak Özdemir, bu endişelerin gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. ÖTV muafiyeti nedeniyle bütçede bir kayıp oluşmayacağını ifade etti. Aksine, dolaylı gelirlerde artış yaşanacağı vurgulandı. Özellikle Motorlu Taşıtlar Vergisi gelirlerinin yükseleceği belirtildi.
Bütçeye katkı beklentisi
Teklifin yasalaşması halinde 2026 yılı itibarıyla merkezi bütçeye 45 milyar liradan fazla katkı sağlanması öngörülüyor. Bu katkının, artan araç satışları ve vergi gelirleriyle mümkün olacağı ifade ediliyor. Eski araçların trafikten çekilmesiyle birlikte ekonomik hareketlilik oluşması bekleniyor. Düzenlemenin kamu maliyesi üzerindeki etkileri yakından izlenecek.
Sektör ve istihdam etkisi
Kanunun hayata geçmesiyle iç pazarın canlanacağı ifade ediliyor. Otomotiv sektörü başta olmak üzere bağlantılı alanlarda yeni istihdam olanakları doğacağı belirtiliyor. Yerli üretimin artmasıyla tedarik zincirinde de hareketlilik yaşanması bekleniyor. Teklifin kabul edilmesi için çalışmaların sürdüğü kaydediliyor.