Prof. Dr. Özkaya, özellikle ABD ile İran arasında yaşanan gerilim ihtimalinin değerli metaller üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı. Olası bir askeri müdahalenin altın ve gümüşte güvenli liman talebini artırabileceğini belirten Özkaya, piyasaların halen küresel riskleri tam anlamıyla fiyatlayamadığını söyledi.
PİYASALAR GRÖNLAND VE DAVOS MESAJLARINA İKNA OLMADI
Altın fiyatlarının zaman zaman geri çekilse de yeniden yükseliş ivmesi kazanmasının iki temel nedeni olduğunu belirten Özkaya, Grönland kriziyle ilgili belirsizliğin tamamen ortadan kalkmadığını ve Davos Zirvesi’nde verilen küreselleşme mesajlarının piyasalarda güven yaratmadığını ifade etti.
ABD MERKEZ BANKASINA GÜVEN ZAYIFLADI
Özkaya’ya göre, ABD Merkez Bankası’na yönelik güvenin azalması da değerli metallerin yükselişini destekliyor. Faiz kararlarının yaklaştığı bu dönemde, ABD ile Avrupa arasındaki siyasi ve ekonomik sorunların yatırımcıyı altın ve gümüşe yönlendirdiği belirtiliyor.
KAR SATIŞI BEKLENİYOR AMA TREND DEĞİŞMİYOR
Altının ons fiyatının 5 bin dolar seviyesine yaklaşmasının ardından kar satışlarının kaçınılmaz olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özkaya, bu düşüşlerin kalıcı olmayacağını savundu. Ona göre yaşanacak geri çekilme kısa süreli olacak ve belirsizlik ortamı nedeniyle fiyatlar yeniden yukarı yönlü hareket edecek.
2026 SONU İÇİN NET RAKAM VERMEK ZOR
2026 yılı sonuna ilişkin gram altın tahmini sorusuna temkinli yaklaşan Özkaya, merkez bankalarının altın talebinin sürmesinin fiyatları desteklediğini ancak zamanlama ve seviye tahmininin oldukça güç olduğunu belirtti. Özellikle ABD tahvil satışlarının hızlandığı dönemlerde altının daha da güç kazandığına dikkat çekti.
FAİZ İNDİRİMLERİ ALTINA TALEBİ ARTIRABİLİR
Faiz indirimleriyle birlikte mevduat hesaplarından çıkış yaşanabileceğini belirten Özkaya, bu sürecin altın ve gümüşe olan talebi daha da artırabileceğini ifade etti. Türkiye’de küresel piyasalarda işlem yapan yatırımcı sayısının fazla olması da bu etkiyi güçlendiren faktörler arasında yer alıyor.