Ekonomi

Altında yeni beklenti ortaya çıktı: İşte yaşanacaklar

Finans dünyasında yıllardır kabul gören "jeopolitik kriz varsa, altın yükselir" kuralı, 2026 yılının bu döneminde adeta rafa kalkmış durumda. İşte tüm detaylar...

Orta Doğu'da, özellikle Hürmüz Boğazı ekseninde devam eden belirsizlikler ve savaş riskine rağmen, altın fiyatlarının beklenen ralli yerine sürekli değer kaybı yaşaması piyasa analistlerini şaşırtıyor. Yatırımcılar, "savaş varken neden altın satılıyor?" sorusunun yanıtını ararken, uzmanlar bu durumu sermayenin başka mecralara, özellikle küresel borsalara kaymasıyla açıklıyor.

Savaşın Gölgesinde Farklı Bir Dinamik

Sermaye piyasalarındaki mevcut tablo, risk iştahının altından yana değil, daha çok hisse senetlerinden yana olduğunu gösteriyor. Amerika'daki borsaların üst üste tarihi rekorlar kırması, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altın gibi emtialardan çıkış yapmasına ve parayı borsalara yönlendirmesine neden oldu. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Şirin Sarı'nın da altını çizdiği gibi, bu seferki piyasa döngüsü alışık olduğumuz hiçbir senaryoya benzemiyor. Geçtiğimiz dokuz haftalık süreçte savaş gerilimi fiyatları yukarı taşıması gerekirken, tam tersine bir satış baskısıyla karşı karşıya kaldık.

Yeni Dönem, Yeni Kurallar

Sarı’nın ifadesiyle "bu sefer işler eskisi gibi yürümüyor." Eskiden kriz dönemlerinde altına hücum eden küresel fonlar, şimdi kar satışlarıyla portföylerini küçültüyor. Altın, hala portföy çeşitlendirmesi için vazgeçilmez bir enstrüman olsa da, piyasadaki dominasyonu azalmış görünüyor. Teknik analizlere bakıldığında ise 4700-4800 dolar bandının aşılamaması durumunda, satışların derinleşerek 3800 dolar seviyelerini dahi test edebileceği bir kırılganlık hakim. Özetle piyasalar, jeopolitik riskleri fiyatlamaktan ziyade, likiditeyi başka alanlara kaydırmayı tercih ediyor.