Tayyar, Ocak ile Temmuz arası dönemi olası bir zam baskısının en yoğun biriktiği süreç olarak tanımladı.
28 Bin 75 TL Yılı Taşıyabilir mi?
TÜRK-İŞ'in masaya oturmadığı ve işveren ile hükümetin anlaştığı görüşmelerin ürünü olan yüzde 27'lik artış, asgari ücreti 28 bin 75 TL düzeyine çıkardı. Ancak bu rakamın gerçek anlamda ne kadar süreli bir koruma sağladığı sorgulanıyor. Tayyar, Ocak ayından Temmuz'a uzanan süreçte yaşanacak fiyat artışlarının çalışanların bütçesini sert biçimde zorlayacağını öngörüyor.
Bu yüzden ara zam ihtimalinin artacağını düşündüğünü belirten Tayyar, hükümetin böyle bir adımı atıp atmayacağının ayrı bir mesele olduğunu vurgularken, zam baskısının önümüzdeki aylarda çok daha yüksek sesle dile getirileceğini öngördü. Asgari ücretli, memur ve emeklilerin bu talepleri siyasi zemine taşıyacak bir bütün oluşturduğunu belirten Tayyar, örgütlenme kapasitesinin de bu baskıyı güçlendireceğini ifade etti.
Savaşı Bahane Etmeyin Tepkisi Büyüyor
Tayyar'ın dikkat çektiği toplumsal dinamiklerden biri de savaş gerekçesine duyulan artan tepki. Türkiye ekonomisi pandemi sonrası normale dönüş sürecinde beklenilen ivmeyi bir türlü yakalayamadı. Tam bu noktada patlak veren Orta Doğu çatışması enerji fiyatlarını yukarı taşıdı ve bu durum zamların meşruiyet zeminini tartışmalı hale getirdi. Tayyar'a göre kamuoyunun önemli bir bölümü ekonomik sıkışıklığın tek sorumlusu olarak savaşı göstermeye artık razı değil ve bu tutum hükümetin iletişim sürecini giderek daha da zorlaştırıyor. Sandık hassasiyetinin bu kesimlerde yüksek olduğuna dikkat çeken Tayyar, siyasi dengelerin bu dinamik gözetilerek kurulması gerektiğini ima etti.