Piyasada öyle ilanlar var ki, okuyanlara "Yok artık" dedirtiyor. Gazeteci Sadık Şimşek'in aktardığı bilgilere göre, bazı ev sahipleri eşyalı daireleri için standart güvence bedellerinin çok ötesine geçiyor. Bu mülkler için kiracılardan 100 bin ile 250 bin lira arasında değişen teminat senetleri talep ediliyor. Yeni bir yaşam kurmanın başlangıç maliyeti, peşinatlar ve emlakçı masrafları eklendiğinde rahatlıkla 100 bin lirayı aşıyor. Hatta bazı mülk sahipleri bir yıllık kira bedelini dahi nakit olarak peşin istiyor.
50 Günde Bir Denetim ve Özel Hayata Müdahale
İlanlardaki kısıtlamalar yalnızca finansal boyutta kalmıyor. Özellikle "Sadece memura verilir", "Bekâr kabul edilmez" veya "Evcil hayvan yasaktır" ibareleri sektörde standart hale gelmiş durumda. Emeklilerin dahi tercih edilmediği bu ortamda, mülk sahiplerinin istekleri sınır tanımıyor. Sosyal medyaya yansıyan ve büyük tepki çeken bir ilanda, ev sahibinin daireyi 50 günde bir teftiş edeceği belirtildi. Aynı ilanda kiracının icra borcunun bulunmaması, lavaboda bulaşık bırakılmaması ve eşyaların duvara değdirilmemesi gibi sıra dışı maddeler sıralandı. Vatandaşlar, bu tür dayatmalar karşısında bir ev kiralamaktan ziyade zorlu bir iş mülakatına girdiklerini düşünüyor.
Kanuni Sınırlar ve Denizli'deki İlginç İlan
Mülk sahiplerinin yasal hakları bulunsa da bazı talepler kanunları açıkça aşıyor. Türk Borçlar Kanunu’nun 342’nci maddesi bu konuda oldukça net sınırlar çiziyor. İlgili kanuna göre, konut ve çatılı iş yeri kiralamalarında alınabilecek güvence bedeli, üç aylık kira tutarının üzerine çıkamıyor. Buna rağmen piyasada kanuni sınırları aşan senet ve peşinat dayatmaları hız kesmiyor. Ayrımcılığın boyutunu gözler önüne seren en çarpıcı örneklerden biri Denizli'de yaşandı. Şehirde verilen bir kiralık ilanında; adayların resmi evli olması, memuriyet şartı ve hatta sahip oldukları çocuk sayısına kadar çeşitli özel kriterler arandığı görüldü. Tüm bu tablo, "Ev kiralamıyoruz, işe giriyoruz" isyanının ne kadar haklı olduğunu kanıtlıyor.