Usta ellerin şekil verdiği bastonlar sadece bir yürüme aracı değil, aynı zamanda ince bir zanaatın ve kültürel mirasın somut örneği olarak dikkat çekiyor. Cumali Birol, sabahın erken saatlerinde atölyesinin kapısını açarak gününü baston yapımına adıyor. Üçüncü kuşak temsilcisi olan Birol, bu geleneksel sanatın bayrağını dördüncü kuşağa devretme arzusuyla çalışıyor.
Baston yapımında yaşlı ve verimden düşmüş ceviz ağaçlarını tercih eden usta, doğaya saygılı bir yaklaşım benimsiyor. Baston sapları için ise manda, sığır ve koç boynuzu gibi dayanıklı doğal malzemeleri kullanıyor. Bu ham malzemeler, Cumali Birol’un maharetli ellerinde adeta birer sanat eserine dönüşüyor. Her baston, Osmanlı tuğrası, ay yıldız motifleri ve geleneksel desenlerle bezeli olarak ortaya çıkıyor. Zümrüt, yakut, sedef ve ebruli taşlarla süslenen bastonlar hem estetik hem de kültürel açıdan büyük değer taşıyor. “Bu iş sadece bir meslek değil, gönül işidir” diyen Cumali Birol, bastonculuğu sadece bir geçim kaynağı olarak değil, aynı zamanda tarihî ve kültürel bir miras olarak görüyor.