Savaş tamtamlarının kısa süreliğine susması, yatırımcıların güvenli liman arayışını zayıflatmak yerine, aksine büyük bir "alım fırsatı" rüzgarına dönüştü. Ons altının 5 bin dolar sınırına dayanması ve yurt içinde gram altının 7 bin TL barajını aşması, ekonomi çevrelerinde en çok konuşulan başlık haline geldi. Uzmanlar, bu seviyelerin henüz yolun başı olduğu konusunda hemfikir görünürken, elinde nakdi olanlar için zamanın daraldığı vurgulanıyor.
ONS ALTIN 5 BİN DOLARIN KAPISINDA: PSİKOLOJİK SINIR AŞILIYOR MU?
Uluslararası piyasalarda sarı metalin sergilediği performans, adeta nefes kesiyor. Ateşkes haberlerinin ardından saniyeler içinde 4 bin 846 dolara fırlayan ons altın, küresel yatırımcıların hala en sağlam liman olarak altına güvendiğini bir kez daha kanıtladı. Uzmanlara göre, Orta Doğu’daki 15 günlük bu mola, piyasaların kalıcı bir barıştan ziyade fırtına öncesi sessizliği fiyatladığını gösteriyor. Analistler, kısa vadedeki küçük geri çekilmelerin orta ve uzun vadeli hedefler için yalnızca birer "mola" olduğunu belirtirken, 5 bin dolarlık psikolojik seviyenin aşılmasının an meselesi olduğunu öngörüyor. Bu durum, dünya genelindeki merkez bankalarının rezerv politikalarını da yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.
KAPALIÇARŞI’DA GRAM ALTIN FIRTINASI: 7 BİN TL ARTIK YENİ NORMAL
Yurt içinde altın fiyatları, hem küresel ons hareketinden hem de döviz kurlarındaki dalgalanmadan beslenerek tarihi bir eşiği geride bıraktı. Kapalıçarşı esnafı, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gram altının 7 bin TL barajını devirmesine şahitlik etti. Çeyrek altının 11 bin 800 TL’yi, tam altının ise 46 bin TL’yi geçtiği bu dönemde, kuyumcu önlerindeki hareketlilik de dikkat çekiyor. Sektör temsilcileri, petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle sermayesini korumak isteyenlerin hızla kıymetli madenlere yöneldiğini belirtiyor. Gümüşün de gram bazında 115 TL seviyesine yaklaşması, emtia piyasasının bir bütün olarak şahlandığını kanıtlar nitelikte.
İSLAM MEMİŞ’TEN YATIRIMCIYA "MUMLA ARANACAK" UYARISI
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, piyasalardaki bu yükselişin geçici bir heves olmadığını savunan en net isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Memiş’e göre, Mayıs ve Haziran ayları altın piyasası için gerçek bir dönüm noktası olacak. Mevcut fiyatların o dönemde bir "hayal" gibi kalacağını dile getiren uzman, 10 bin TL’lik ana hedefin hala masada olduğunu hatırlatıyor. Ateşkes sürecinin yarattığı iyimserliğin aldatıcı olabileceğine dikkat çeken Memiş, birikimlerini korumak isteyenlerin şu anki her türlü gevşemeyi birer fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini savunuyor. "Bugün pahalı gelen rakamlar, yarın büyük birer pişmanlığa dönüşebilir" diyerek yatırımcıyı temkinli ama kararlı olmaya davet ediyor.