Fetih ve Kök, Ahlat-Malazgirt Çalışmaları Enstitüsü kuruldu.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin himayelerinde kurulan enstitü, çalışmalarına başladı. Yönetim kurulunda ve danışma kurulunda görev alan tanıdık simalar var.
Kurulda görev alan iki ismi, Ahlat kamuoyu yakından tanır.
Prof. Dr. Celil Arslan, Erciyes Üniversitesinde görevli.
Ahlat’ta müze müdürlüğü yaptı. Kendisini o yıllardan tanırım. Ahlat’la olan bağını hiç kesmemiş. Ahlat’la ilgili sempozyum ve panellerde görev almaya devam ediyor.
Prof. Dr. Nakış Karamağaralı, Gazi Üniversitesinde görevli.
Ahlat Kazı alanında büyüyen bir hemşehrimiz. Haluk-Beyhan Karamağaralı çiftinin kızları.
Babasının başlattığı kazıları uzun süre devam ettirdi.
Söz konusu Ahlat olunca kendisini hep ön saflarda görüyoruz.
Hocalarımızla, 20 Aralık 2025 Cumartesi günü, yine Ahlat’la ilgili bir panelde bir araya geldik.
Başkanlığını, Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit’in yaptığı enstitünün, “Köke Yolculuk” adlı paneline katılan davetliler arasındaydık.
Başkan konuşmasında, “Tarihsel varoluşumuzun en özgün hikayesini başlatacağımız, Anadolu’nun Ötüken’i olarak kavramsallaştırdığımız Ahlat ve Malazgirt üzerinden ‘Van Gölü Havzası Alan Başkanlığı’nın projelendirilip ilgili kuruluşlara bunların paylaşılması, panelimizden beklediğimiz somut çıktılar olacak.” diyerek, enstitünün yapacağı çalışmaların çerçevesini çizdi.
Büyük bir katılım vardı. Konuşmacıları (Prof. Dr. Bekir Koçlar, Prof. Dr. Celil Arslan, Prof. Dr. Adnan Çevik, Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu, Prof. Dr. Nakış Karamağaralı ve Gökhan İdiz) dinledik, hemşehrilerimiz Geylani Adıyaman, Özkan Olcay, Samet Adıyaman ve Serdar Adıyaman’ın Ahlat’la ilgili fotoğraflarından oluşan sergiyi gezdik.
Ahlat’tın eli kalem tutan isimlerinden araştırmacı yazarlar, Dr. Mustafa Köksal, Dr. Zafer Gülsar’ın yanında, elindeki arşiv belgeleriyle dikkatleri üzerinde toplayan Faruk Çaman, Ahlat Doğa ve Kültürel Mirası Yaşatma Derneği (ADER) Başkanı Samet Adıyaman ve bir grup Ahlatlı hemşehrimiz panele katılanlar arasındaydı.
Panelden sonra Ahlatlı katılımcılar olarak bazı değerlendirmeler yaptık. Yapılacak çalışmalara nasıl katkıda bulunuruz sorusuna cevap aradık.
Ben bireysel çalışmaların, kıymetli olmakla beraber, güdük kalacağına, ekip çalışması kadar verimli olamayacağına inananlardanım.
Farklı alanlarda uzmanlaşan bireylerin birlikte yapacakları çalışmanın bir sinerji oluşturacağını ve daha verimli olacağını düşünüyorum.
Bu bağlamda, Fetih ve Kök, Ahlat-Malazgirt Çalışmaları Enstitüsünün yapacağı çalışmaları önemsiyorum.
Bilimsel temellere dayalı araştırmalarla Ahlat, Malazgirt ve bölgeyle ilgili bilinenleri doğrulamak, yanlış olarak bilinenleri düzeltmek, doğru bilgilere ulaşmak mümkün olacaktır.
Bugün doğru bildiklerimiz, yarın gün yüzüne çıkarılan belgelerin incelenmesiyle yerini yeni doğrulara bırakabilir.
Zaten, bilimsel doğrular/teoriler bugün sahip olduğumuz bilgi, belge ve deneyler sonucu elde edilmiş verilerdir.
İleride değişmeyecektir diye bir kaide yoktur.
Ahlat tarihi ve Ahlat’taki tarihi eserlerle ilgili sahip olduğumuz bilgiler de yeni belgeler ışığında değişebilir.
Dikkat çekmek istediğim husus: Yıllardır doğru bildiğimiz yanlışların uzman bir ekip tarafından tespit edilerek doğrularının belirlenmesidir.
İyi niyetli olunsa da yanlış verilen bir bilgi, haber veya görüş, hafızalarda kalıcı olmakta; sosyal medya aracılığı ile büyük bir kitleye ulaşabilmenin yanında bilgi kirliliğine de sebep olabilmektedir.
Fetih ve Kök, Ahlat-Malazgirt Çalışmaları Enstitüsünün yapacağı çalışmalar bizi böyle bir tehlikeden koruyacaktır.
Uzman bir ekip, yeni bilgi ve belgeler ışığında Ahlat’ın tarihini, tarihi eserlerini, örf ve adetlerini, gelenek ve göreneklerini, efsanelerini vb. zaman kaybetmeden kayıt altına almalıdır.
Ahlat Kaymakamlığının veya Ahlat Belediye Başkanlığının, Enstitü çalışanlarına Ahlat’ta bir ofis veya oda tahsis etmesi, çalışmaların belli bir merkezde toplanıp oradan idare edilmesi, uzmanların işini daha da kolaylaştıracaktır.
Ahlat’a gelen ziyaretçilere refakat edecek rehberlerin, ilgili kuruluşların düzenleyeceği kurslardan geçen sertifikalı kişilerden seçilmesi, doğru bilgilendirme açısından önemlidir.
Bu çalışmalar yapılırken karşılaşılabilecek olumsuzluklar/engeller çok fazla dikkate alınmamalıdır.
Bu tür çalışmalar bazı insanlar için paha biçilemeyecek kadar kıymetliyken, bazıları için bir anlam ifade etmeyebilir
Herkesten bu çalışmaların, değerini anlaması;önemini idrak etmesi beklenmemelidir.
Köşemde, ileride yapılacak çalışmalarla ilgili bilgiler vermeye; konunun uzmanları tarafından doğrulanmış bilgileri sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Sık sık gündeme gelen Emir Bayındır ile ilgili yanlış bir bilgiyi düzelterek başlayabiliriz.
Emir Bayındır ile ilgili bildiğimiz yanlış: Emir Bayındır, Uzun Hasan’ın torunu Rüstem Bey’in oğludur.
Doğrusu: Emir Bayındır’ın babası Rüstem Bey, Uzun Hasan’ın torunu olan Rüstem Bey değil; Uzun Hasan’ın amcası Murad Bey’in oğludur.
Bayındır Bey’in Soy Ağacı: (İdris Bey, Pehlivan Bey, Tur Ali Bey, Kutlu Bey, Kara Yülük Osman, Murat Bey, Rüstem Bey, Bayındır Bey, Muhammed Bey)
Uzun Hasan’ın Soy Ağacı: (İdris Bey, Pehlivan Bey, Tur Ali Bey, Kutlu Bey, Kara Yülük Osman, Ali Bey, Uzun Hasan, Maksut Bey, Rüstem Bey)
Kaynak: (Akkoyunlular- The Aqqoyunlu Clan.Confederation Empirel–Akkoyunlular Aşiret, Konfederasyon, İmparatorluk 15. Yüzyıl Türk-İran Siyaseti Üzerine Bir İnceleme, Sayfa: 352)
Yazar: John E. WOODS, İngilizceden Türkçeye Çeviren: Sibel ÖZBUDUN, Ek Yazılar ve Açıklamalar: Necdet SAKAOĞLU- Milliyet Yayınları 1993, Sayfa 352)
Emir Bayındır’ın iki oğlu vardır. (Muhammed (Aka), Baysungur)
Muhammed (Aka) Bey’in iki kızı vardır: ( Rahime Sultan, Halide Sultan)
Rahime Sultan, Çaman şeylerinden, Şeyh İbrahim’in hanımıdır.
Halide Sultan, Diyarbakır Siverek bölgesinde evlidir. (Siverek 1926 yılında Urfa’ya bağlanmıştır.)
Siverek’ten ablası Rahime Sultan’a gönderdiği mektuplar, Çaman ailesinden İbrahim Çaman’ın arşivinde yer almaktadır.
İbrahim Çaman’ın vefatından sonra kütüphanesi ve arşivi çocukları tarafından Ankara İlahiyat Fakültesi Kütüphanesine bağışlanmıştır.
Mektupların içeriği Çaman Ailesi mensupları tarafından bilinmektedir.
Kaynak: Çaman Ailesi Arşivi