Ekonomi

Gram altın sahiplerini şaşırttın iddia: 45 yıl sonra diye duyurdu

Altın piyasasında son dönemde yaşanan dikkat çekici hareketler, geleceğe yönelik beklentilerin yeniden tartışılmasına yol açtı. INFO Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz’ın yaptığı değerlendirmeler, özellikle 2026 yılına ilişkin gündemi şekillendirdi.

Yılmaz’ın altının 45 yıl sonra ilk kez böyle bir performans gösterdiğine dikkat çekmesi, piyasada ezberlerin değiştiği yönündeki yorumları gündeme taşıdı. Son dönemde altın ve gümüşte görülen yükselişin beklenenin ötesinde gerçekleşmesi, yatırımcıların ilgisini artırdı. 2026 yılına yönelik yapılan vurgular ise belirsizlikle birlikte güçlü bir merak ve dikkat oluşturdu.

Spotun ardından yazının giriş bölümü: Altın ve gümüş piyasalarındaki hareketlilik, son aylarda finans gündeminin en önemli başlıkları arasında yer almaya devam ediyor. INFO Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz’ın katıldığı yayında yaptığı açıklamalar, altının sergilediği performansa ilişkin dikkat çekici tespitler içeriyor. Yılmaz, özellikle 2026 yılı için altın konusunda yapılan değerlendirmelerin önemine işaret ederken, son dönemin istatistiksel açıdan da sıra dışı olduğunu vurguladı. Altın fiyatlarının Ağustos döneminden itibaren sergilediği yükseliş, piyasada “ezber bozuluyor mu?” sorusunu gündeme taşıdı. Yılmaz’ın merkez bankalarının artan talebine dikkat çekmesi de mevcut gelişmelerin farklı bir dinamik kazandığına işaret etti.

Altın 45 Yıl Sonra Nasıl Bir Performans Gösterdi?

INFO Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz, altın ve gümüş piyasasına ilişkin değerlendirmelerini ‘Nasıl Bir Ekonomi TV’ YouTube kanalında paylaştı. Programda Şenay Zeren’in sorularını yanıtlayan Yılmaz, altın ve gümüşte yaşanan yükselişin kendi öngörülerinin de ötesinde gerçekleştiğini ifade etti. “Açık söyleyeyim, 2026’daki en büyük yanılgılarımdan bir tanesi. Böylesine bir performansı ne altında ne gümüşte beklemiyordum” sözleriyle gelinen noktayı değerlendirdi. Altındaki yükselişin Ağustos aylarında 3300 dolar seviyelerinden başladığını hatırlatarak, ilk zirve denemelerinde altının 4 bin doların altına sarkabileceğini düşündüğünü ancak bu beklentinin karşılık bulmadığını belirtti. Yaklaşık 45 yıl sonra altının bu ölçekte bir performans sergilediğini dile getirdi.

Merkez Bankalarının Rolü Neden Öne Çıkıyor?

Yılmaz, altındaki yükselişin yalnızca klasik ekonomik başlıklarla açıklanamayacağını ifade etti. Altının geçmişte enflasyona karşı korunma aracı veya düşük reel faiz dönemlerinin öne çıkan unsuru olarak görülmesine karşın bugün farklı bir tablo bulunduğunu söyledi. Merkez bankalarının artan altın talebinin arkasında küresel siyasi risklerin etkili olduğunu dile getirdi. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası bazı rezervlerin bloke edilmesinin birçok ülke açısından önemli bir kırılma noktası oluşturduğunu vurguladı. Bu nedenle ABD veya Avrupa Birliği ile ilişkilerinde sorun yaşama ihtimali bulunan ülkelerin rezerv tercihlerinde altına yöneldiğini belirtti. Yılmaz, dünyadaki ezberin değişmekte olduğunu ifade ederken altındaki 45 yıllık istisnai performansın altını çizdi.

2026 İçin Beklentiler Nasıl Şekilleniyor?

Yılmaz, 2026 yılına yönelik net bir yükseliş tahmini paylaşmadığını özellikle vurguladı. Buna karşın portföylerde altın ve gümüşün her zaman “sigorta” niteliğinde bulunması gerektiğini belirtti. Mevcut seviyelerden yeni alımlar konusunda temkinli davrandığını ifade ederken hızlı yükselişlerin ardından düzeltme ihtimalinin masada olduğuna dikkat çekti. Jeopolitik risklerin ve küresel siyasi belirsizliklerin devam etmesi halinde sert geri çekilmeler beklemediğini söyledi. Ancak bu seviyelerden alıcı olmayı tercih etmediğini de ekledi. Böylece hem ihtiyatlı yaklaşımını hem de risk başlıklarının devam ettiğine yönelik tespitlerini aktardı. Altın ve gümüşün öneminin yalnızca fiyat hareketlerinden değil, küresel gelişmelerden de beslendiğini ifade etti.