Ekonomi

Ev sahiplerinin bu isteği kiracıların bütçesini zorlayacak!

İstanbul'da barınma krizi her geçen gün daha karmaşık bir hal alıyor. Artık mesele sadece fırlayan aylık kiralar değil. Mülk sahiplerinin yasal mevzuatı aşan ekstra talepleri, ev arayanların önünde adeta aşılamaz bir duvara dönüştü.

Mevcut Türk Borçlar Kanunu içindeki açık maddelere rağmen, güvence bedeli kısıtlamalarına sahada kesinlikle uyulmuyor. Dairesini yeni bir kiracıya verecek olan mülk sahipleri, kontrat aşamasında en az iki, çoğunlukla da üç aylık depozitoyu masaya şart olarak koyuyor. Durum bununla da sınırlı kalmıyor. Aylık ödeme planını tamamen reddeden ve altı aylık yahut senelik kiranın tek seferde ödenmesini direten ev sahiplerinin sayısında ciddi bir patlama yaşanıyor. Bu katı tutum, piyasada büyük bir tıkanıklık yarattı.

Fatura Ağırlaşıyor

Türkiye Gazetesi'nin yayımladığı son veriler, ortaya çıkan tablonun ciddiyetini kanıtlıyor. Şehirde orta standartlarda yeni bir yaşam alanı kurmanın toplam faturası 100 bin liralık limiti geride bırakmış vaziyette. Emlakçı hizmet bedelleri, rekor kıran nakliye tarifeleri, peşinatlar ve yüksek depozitolar uç uca eklendiğinde devasa bir bütçe ortaya çıkıyor. Dar ve orta gelirli bir vatandaşın dışarıdan finansman sağlamadan bu nakit yükünün altından kalkması artık imkansız.

Müdahale ve Yaptırım Çağrısı

Süreci kendi bütçesiyle yönetemeyen on binlerce kişi, yasal otoriteden acil çözüm adımları bekliyor. Barınma ihtiyacının tamamen ev sahiplerinin keyfiyetine ve ticari pazarlığına bırakıldığını savunan mağdurlar, taleplerini net bir şekilde sıraladı. Çözüm önerilerinin başında, alınacak depozito miktarının kesinlikle bir aylık kira ile eşitlenmesi geliyor. Yıllık veya altı aylık peşin tahsilat dayatmalarının yasal olarak yasaklanması talep ediliyor. En kritik beklenti ise, fahiş sözleşme şartları öne sürerek krizi fırsata çeviren mülk sahiplerine karşı ağır hukuki yaptırımların bir an önce devreye sokulması yönünde şekilleniyor.