Yüksek enflasyonun üretim maliyetlerini artırması, kredi maliyetlerinin tırmanması ve kur politikasındaki baskı, firmaların ayakta kalmasını zorlaştırdı. Uzmanlara göre özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, artan enerji ve hammadde maliyetlerine uyum sağlayamadı. İç pazarda talep düşerken, ihracat tarafında da sipariş azalması dikkat çekti.
Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, sektörün 2025’i “daralma yılı” olarak geçirdiğini belirterek işletmelerin tutunmakta zorlandığını söyledi. Sertbaş, konkordato ilan eden firma sayısının arttığını, birçok işletmenin ya kapasitesini küçülttüğünü ya da tamamen kepenk indirdiğini dile getirdi. Yatırımların bir bölümünün Mısır ve Doğu Avrupa gibi ülkelerde yoğunlaştığı görülürken, Türkiye’nin yüksek maliyet nedeniyle rekabet avantajını kaybettiği ifade ediliyor. Kur ile enflasyon arasındaki makasın açılması ihracatçıları zor durumda bıraktı.
Firmaların önemli bir kısmı, elindeki siparişleri kaybetmemek için faaliyetlerini yurt dışına kaydırmayı tercih ediyor. Buna karşın uzmanlar, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı, nitelikli iş gücü ve tedarik kapasitesi nedeniyle orta vadede yeniden cazip hale gelebileceği görüşünü savunuyor. Sertbaş, “Türkiye üretmek zorunda ve bu sektör vazgeçilebilir değil” sözleriyle dikkat çekti. 2026’nın hem üretici hem tüketici açısından zor bir yıl olacağı öngörülürken, 2027 için temkinli iyimserlik korunuyor. Sektör temsilcileri, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve kur-enflasyon dengesinin sağlanması halinde toparlanmanın hızlanabileceğini belirtiyor.