Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı ve Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) üyesi Dr. Öğr. Üyesi Arya Biçen, Bitlis gibi yoğun kar alan kentlerde karın yalnızca bir yük ya da tehdit olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, doğru planlama ile önemli bir su kaynağına dönüştürülebileceğini söyledi.
Kış aylarında yağan karın çoğunlukla temizlenerek kenarlara itildiğini ya da kontrolsüz şekilde eritilerek akıp gittiğini ifade eden Biçen, bu durumun çığ riski, çatılarda ve saçaklarda tehlikeli kar birikimleri ile taşkınlara yol açabildiğini kaydetti. Bu sorunların temelinde karın etkin biçimde yönetilememesinin yattığını vurguladı.
Karın bilimsel açıdan yağmur kadar değerli bir su girdisi olduğuna dikkat çeken Biçen, iklim değişikliği, düzensiz yağışlar ve artan su stresi karşısında su hasadı uygulamalarının stratejik önem kazandığını dile getirdi. Gelişmiş ülkelerde kar ve yağmur suyunun toplanarak yeniden kullanıldığı sistemlerin yaygınlaştığını belirten Biçen, Türkiye’de de Su Verimliliği Yönetmeliği ile bu uygulamaların planlama süreçlerine dahil edilmeye başlandığını söyledi.
Soğuk iklim kentlerinde kar yönetiminin hayati öneme sahip olduğunu belirten Biçen, Bitlis’te kent merkezlerinde çatı temelli su hasadı sistemlerinin, kırsal ve yüksek kesimlerde ise karın kontrollü biçimde depolanmasına yönelik uygulamaların değerlendirilebileceğini ifade etti. Biçen, “Bitlis gibi kentlerde asıl mesele karın ne kadar yağdığı değil, yağan karın nasıl yönetildiğidir” dedi.
Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) Başkanı Mehmet Salih Aygün ise havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik saha çalışmaları yürüttüklerini belirterek, suyun yalnızca tüketilen bir kaynak değil, korunması gereken bir ekosistem bileşeni olduğunu vurguladı.