Ekonomi

Altın sahipleri ne yapacak: Altın alacaklara büyük fırsat diye açıkladılar!

Finans dünyası kıymetli maden cephesinden gelen sarsıcı rakamları konuşuyor. Fiyatlar, son 18 yıl içerisindeki en şiddetli aylık erimeyi yaşayarak piyasalarda adeta soğuk duş etkisi yarattı.

Güçlü dolar endeksi ve sıkı faiz döngüsü yatırımcıyı köşeye sıkıştırırken, dünyaca ünlü finans kuruluşu TD Bank Group önemli bir öngörü raporu yayımladı. Grubun birimi olan TD Securities uzmanları tarafından yapılan analize göre, ons fiyatlarında henüz en kötü senaryo atlatılmadı. Rapor, yaşanacak düşüş dalgasının sonunun eşi benzeri görülmemiş bir sıçramayla noktalanacağını savunuyor.

Fed ve Petrol Fiyatları Baskıyı Artırıyor

Piyasaya sunulan araştırma notunda, değerli metalin kısa periyotta 3.900 dolar seviyelerinin altına kadar sarkma tehlikesi taşıdığı ifade ediliyor. Bu karamsar beklentinin arkasındaki ana faktör ise enerji maliyetleri. TD Securities Emtia Araştırma Başkanı Bart Melek, petrol fiyatlarının altının kaderini belirleyecek en kritik parametre olduğunun altını çizdi. Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil başına 90-110 dolar civarına çıkabileceği uyarısı yapılıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki olası tırmanış, küresel enflasyonu diri tutarak ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin faiz indiriminden kaçınmasına zemin hazırlayacak. Faizlerin yüksek kalması, risksiz getiri arayan fonları tahvillere yöneltirken, altın gibi pasif getiri sunmayan varlıkları dolar karşısında daha da güçsüz bırakacak.

Yeni Zirve İçin Hedef 5.300 Dolar

Uzmanlar yakın gelecek için uyarılarda bulunsa da, ileriye dönük projeksiyonlar devasa bir yükseliş trendini işaret ediyor. Kurumun analizinde, enflasyon verilerindeki normalleşme ve küresel siyasetteki tansiyonun düşmesiyle birlikte merkez bankalarının parasal sıkılaşmayı sonlandıracağı aktarıldı. Bu değişimlerin ışığında, kıymetli madenin 2027 senesi itibarıyla 5.300 dolar seviyesini test edebileceği vurgulanıyor. Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD'nin boğuştuğu bütçe sorunları ve tırmanışa geçen kamu borçları, ilerleyen yıllarda piyasaya yüksek miktarda nakit enjekte edilmesini zorunlu kılabilir. Parasal genişlemeyle birlikte tahvil faizlerinin gerileyeceği beklentisi, sermayenin yeniden altın tarafına kaymasını sağlayacak temel dayanaklar olarak gösteriliyor. Kurum raporundaki değerlendirmelerin hiçbir şekilde yatırım kararlarında doğrudan tavsiye olarak kullanılmaması gerektiği hatırlatılıyor.