Ons başına 4.608 dolar seviyesine kadar çekilen altın, bu hareketiyle Haziran 2013'ten bu yana görülen en zayıf aylık kapanışını gerçekleştirdi. Her ne kadar yılın genel toplamına bakıldığında altın hala yatırımcısına kazandırmış görünse de, Mart ayındaki bu sert düşüş "altın çağı bitti mi?" sorularını da beraberinde getirdi. Tüm büyük para birimleri karşısında kan kaybeden emtia, piyasalarda nadir görülen bir türbülansın merkezinde yer aldı.
MOMENTUM KAYBI VE BÜYÜK ÇÖZÜLME
Dünya Altın Konseyi’nin analiz modellerine göre, Mart ayındaki bu tarihi düşüşün arkasında sadece ekonomik veriler değil, aynı zamanda yatırımcı psikolojisi ve teknik faktörler yatıyor. "Momentum" olarak adlandırılan piyasa hızının tersine dönmesi, altın fiyatlarını aşağı çeken temel lokomotif oldu. Özellikle COMEX piyasasındaki net uzun pozisyonların hızla kapatılması ve fiyat trendindeki ani yön değişimi, satış baskısını tetikledi. Dolar endeksinin ve tahvil getirilerinin yükselmesi bu düşüşe katkı sağlasa da, asıl yıkıcı etki büyük fonların pozisyonlarını nakde çevirmesiyle yaşandı. Uzmanlar, fiyatlardaki bu geri çekilmenin teknik bir düzeltme mi yoksa uzun vadeli bir düşüş trendinin başlangıcı mı olduğunu tartışıyor.
ETF PAZARINDA MİLYAR DOLARLIK ÇIKIŞ: KUZEY AMERİKA SATIYOR
Altın piyasasının en önemli göstergelerinden biri olan borsa yatırım fonlarında (ETF) Mart ayı tam anlamıyla bir "kaçış" dönemi oldu. Küresel ölçekte altın fonlarından toplamda 12 milyar dolarlık devasa bir çıkış yaşandığı rapor edildi. Bu satış dalgasının merkez üssü ise 14 milyar dolarlık nakit çıkışıyla Kuzey Amerika piyasaları oldu. Avrupa'nın da sınırlı da olsa bu satışlara katılmasıyla birlikte toplamda 84 tonluk bir altın varlığı fonlardan tahliye edildi. Batılı yatırımcıların risk iştahındaki bu değişim, altının kısa vadeli görünümü üzerinde kara bulutlar estirirken, piyasadaki likidite dengelerini de derinden sarstı.
ASYA'DAN "ALIM" SİNYALİ: DÜŞÜŞÜ FIRSATA ÇEVİRDİLER
Batı piyasalarında altın fonlarından kaçış yaşanırken, Doğu'dan tam tersi bir hamle geldi. Asya piyasaları, Mart ayındaki %12'lik düşüşü panikle karşılamak yerine stratejik bir alım fırsatı olarak değerlendirdi. Bölgedeki altın fonlarına 1,9 milyar dolarlık taze giriş yaşanması, Çin ve Hindistan gibi devlerin altına olan iştahının sönmediğini kanıtladı. COMEX'teki yönetilen para pozisyonlarında 2 milyar dolarlık bir azalma görülse de, kurumsal yatırımcıların hala "uzun pozisyon" ağırlığını koruması, altının geleceğine dair umutları diri tutuyor. Dünya Altın Konseyi'nin verileri, altının 13 yılın en kötü ayını geçirmesine rağmen, küresel dengelerin hala bu kıymetli madene ihtiyaç duyduğunu fısıldıyor.