(AĞA) AHMET AKTEKİN' DEN NASİHATLER

Yaşı ellinin üzerinde olan hemen hemen tüm Ahlatlıların kendisiyle mutlaka bir anısı vardır.

Bugün sizlerle Ahmet Aktekin’in manilerini paylaşmak istiyorum.

Kendisi Ahlat’ın tanınmış simalarındandı.

Yaşı ellinin üzerinde olan hemen hemen tüm Ahlatlıların kendisiyle mutlaka bir anısı vardır.

Dayım Ahmet Aktekin (ağa) 1944 yılında Ahlat’ın Develik Köyü’nde doğdu.

Dedem Şemsettin’le ninem Hediye’nin kalabalık ailesine mensup, yedinci çocuktur.

Ahmet Aktekin İlkokulu Ahlat Harabeşehir Mahallesindeki okulda okudu.

İlkokuldan sonra okuma fırsatı bulamadı.

Halk arasında “Ağa” lakabıyla tanındı.

Çocukluğunda geçirdiği bir hastalık beyninde kalıcı hasara yol açtı.

Çocuk saflığında bir insandı.

“Nasihatlerim” dediği manileri söyleyip dolaşır, kendisine sorulan sorulara, uygun manilerle cevap verirdi

Çocukluk ve gençlik yıllarında öğrendiği bilgileri hiç unutmamış, bir süre askerlik de yapmıştı.

Namaza düşkünlüğü ile dikkat çeker, öğlen ve ikindi namazlarını camide cemaatle kılmaya özen gösterirdi.

Kendisine sorulan sorulara, “Nasihatlerim” dediği manilerle cevap verirdi.

Manilerinde doğruluk zenginlik, fakirlik, cennet-cehennem ve ahlâki konuları işlerdi.

Köyden çıktıktan sonra Ahlat’ta bizim evde kaldı.

Küçük yaşta annesini kaybettiği için ablasını, yani annem Güleser Alptekin’i annesi gibi görürdü.

Son yıllarını kardeşi emekli öğretmen Mahmut Aktekin’in yanında Ankara’da geçirdi.

2001 yılında geçirdiği bir beyin ameliyatı sonucu Ankara Hastanesinde hayata veda etti.

Hacı Bayram Camiinde kılınan cenaze namazından sonra Karşıyaka Mezarlığında toprağa verildi.

Şimdi Ankara Karşıyaka Mezarlığında yatmaktadır.

(T, 12, 2263)

Hem yeniden hatırlayıp anılarınızı tazelemeniz hem de ruhuna bir Fatiha okumanız düşüncesiyle manilerinden bir kısmını sizlerle paylaşıyorum.

MANİLER

Ateş rengi kırmızı

Yürekte olur sızı

Variyet elde iken

Güzel görürsün bizi

*

Giden yiğit atlıdır

Binası beş katlıdır

Zenginlerin sözleri

Baldan daha tatlıdır.

*

Bak çiçeğin rengine

Şu yiğidin dengine

Millet çok hürmet eder

Bu zamanda zengine

*

Kömürün rengi kara

Sıkıntı kalp çok yara

Eğer akıl istersen

Zenginliği çok ara

Tavşan kaçar dağa

Sular dolar bardağa

Variyetli adama

Dünyalar diyer ağa

*

Bugün günlerden salı

Eve sererim halı

Zenginleri görünce

İkram ederim balı

*

Bugün çok naçarım

Şu sofrayı açarım

Fukarayı görünce

Üç günlük yol kaçarım.

*

Dam üstünde durarım

Dağda bina kurarım

Fukarayı görünce

Şu tekmiği vurarım.

*

Yüzdür kiminin yaşı

Gövde üstünde başı

Fukarayı görünce

Sırtına vurdum taşı

*

Bu gavurun tacıdır

Yapan akıl sacıdır

Fukaranın sözleri

Biber gibi acıdır.

*

Eylülden sonra ekim

Dünyada yoktur tekim

İlkin cennete girer

Nefsine olan hakim.

*

Karşıda gelen yazdır

Çalınan hepsi sazdır

Kanaat olmayınca

Cennete giren azdır.

*

İyidir benim yazım

Çalıyor güzel sazım

Cennet yolu çok uzak

Gitmeye uçak lazım

*

Sıçandır damı delen

O kimdir size gelen

Cennete yaklaşmadan

Anahtarı al elen

*

Bahçeye ekin darı

Damda süpürün karı

Yaptığın iyilik olur

Cennetin anahtarı.

*

Akan sular bulaşık

Sazı çalıyor aşık

Cennete varmak için

Yolları çok dolaşık

*

Dünyada biçin çayır

İyi adamı kayır

Cehenneme gitmeden

Haklı haksızı ayır.

*

İhtiyar beli kambur

Alay değil bu tabur

Şu cennete insanı

Götüren olur sabır.

*

Tüfeği doldur saçma

Sofrayı düzde açma

Benden sana vasiyet

Hile yoluna kaçma.

*

Dağda çadır kurmaz

Çıkıp soğukta durmaz

Günah olan bir şeye

Kaldırıp taşı vurmaz.

*

Boru taşla tıkılır

Bugün canım sıkılır

Kazınan haksız temel

Yapılmadan yıkılır.

*

Akan sular durulur

Koşan insan yorulur

Zamanına varınca

Bu hak senden sorulur.

*

Harmanda duran dana

Gözleri bakar yana

Dilen sahip olmazsan

Sırrın çıkar meydana

*

Dağda tilki dolaşır

Çamurlu su bulaşır

Çok gezmeye çıkanlar

Tülüngülük alışır.

*

Dereden sular akar

Ateş kömürü yakar

Ağır giden bir insan

Yoluna iyi bakar

*

Ağaçtaki nar mıdır?

Bu elbise dar mıdır?

Bugün yapılan günah,

Yasın sana kâr mıdır?

*

Gökte uçak yarıştı

Dağda dozer çalıştı

Haklı, haksız insanlar

Birbirine karıştı.

*

Taze uşak yürüyor

Sıkıntıyı veriyor

İnsan sabır edince

Dereceye eriyor

*

Susuz çiçek buruşur

Çay denize kavuşur

Sözü dışarı verme

Millet alıp savuşur.

*

Tarakta yünü tarar

Doğruya verin karar

İnsan söz almak için

Senin ağzın çok arar.

*

Ateşte yemek pişer

Geberen koyun şişer

Yüngül giden bir insan

Hemen dereye düşer

*

Ahlâk her için başı

Kıymetli zümrüt taşı

Geniş yer belli olmaz

Dar yerde bul kardaşı

*

Gölde balık tutulur

Su bilmeden yutulur

Ağır giden bir insan

Tehlikeden kurtulur.

*

Horoz gibi banlarım

Dökülüyor kanlarım

İnsan nasıl olursa

Gidişinden anlarım.

*

Havada uçan kartal

Yemek yerken artar

Özünü bilen insan

Her gün kendini tartar.

*

Pencereye bak şişe

Ağzındaki şu dişe

Senin aklın ermez

Benim yaptığım işe

*

Bindir ağıcın tonu

Yaparım ince yonu

Ne kadar da yaşasan

Ahır ölümdür sonu

*

Mert insan çoktur

Hepsinin gözü toktur

Her gün bir yere gitsen

Senin kıymetin yoktur.

*

Atan taş kuşa değer

Zompla demiri eğer

Bana dost görünüyor

Düşmanımmış bu meğer.

*

Uçan kuşun yuvası

Olur evin sıvası

İnsan doğru olunca

Kabul olur duası

*

Ateşte kebap haşla

Gelen şeytanı taşla

Gayretin geliyorsa

Hemen namaza başla.

*

Şu köprüden geçerim

Soğuk sular içerim

Zamanına varınca

Ben iyiliği seçerim.

*

Ekmek pişirir fırın

Şekeri dişle kırın

Hiç kimseye bildirme

Bu zamanda sırrın

*

Yolda geliyor Nerman

Elinde yeşil derman

Benden sana vasiyet

Şeytana verme aman

*

Yüksekte duramazsın

Top tüfek kuramazsın

Dar yere düşmeyince

Sen dostu bulamazsın

*

Gökte güneş görünür

Yerde yılan sürünür

Dilen sahip olmazsan

Mühim işler bilinir.

*

Başında olan pire

Üstündeki şu kire

Senin bozuk ahlâkın

Yerin dibine gire

*

Dünyanın yoktur ucu

Olur cevizin pucu

Değme halnan bulunmaz

İyi adamın suçu

*

Yüksekte duramadım

Top tüfek kuramadım

Mühim söz söyleyecek

Adamı bulamadım

*

Karda gitme batarsın

İncir üzüm satarsın

Yola göre sen bugün

Ayağını atarsın.

*

Çok insan var bayılır

Biraz sonra ayılır

Benim büyük eserim

Dünyalara yayılır.

*

İncir üzüm olacak

Davul zurna çalacak

Benim büyük eserim

Dünyalara kalacak